<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<atom:link href="https://doctorsbpm.com/tag/alkol/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/alkol/</link>
	<description>Sağlık çalışanlarının sesi ve gücü olmak için yola çıktık. Sorunlarınızı bize bildirin, çözüme giden yolda birlikte adım atalım... Doctors BPM sektörün en çok okunan dergisi...</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Jun 2022 09:34:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-512-32x32.jpg</url>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/alkol/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Botoksla migren ataklarını azaltın</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/botoksla-migren-ataklarini-azaltin/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/botoksla-migren-ataklarini-azaltin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Mar 2022 20:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ağrı kesici]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[alternatiftedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[botoks]]></category>
		<category><![CDATA[Çikolata]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[gebe]]></category>
		<category><![CDATA[genetik]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[ilac]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kabuklu deniz ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mayalı içecekler]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[migren]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Botoksla migren ataklarını azaltın&#8230; Kronik baş ağrısı ve migren atakları için yapılan botoks uygulaması, ilaca karşı duyarlılığı olan hastalar için alternatif çözüm. Botoksla migren ataklarını azaltın&#8230; Migren tipi baş ağrısı toplumun genelinde sıklıkla görülen şikayetler arasında yer alır. Çocuklar dahi, her yaş grubunda gözlemlenebilen bu ağrılı durum özellikle üretkenlik döneminde ki kadınlarda daha sıklıkla karşımıza [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/botoksla-migren-ataklarini-azaltin/">Botoksla migren ataklarını azaltın</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Botoksla migren ataklarını azaltın&#8230; Kronik baş ağrısı ve migren atakları için yapılan botoks uygulaması, ilaca karşı duyarlılığı olan hastalar için alternatif çözüm.</h3>
<p>Botoksla migren ataklarını azaltın&#8230; Migren tipi baş ağrısı toplumun genelinde sıklıkla görülen şikayetler arasında yer alır. Çocuklar dahi, her yaş grubunda gözlemlenebilen bu ağrılı durum özellikle üretkenlik döneminde ki kadınlarda daha sıklıkla karşımıza çıkar. Migren ataklarına eşlik eden durumlar genellikle bulantı, kusma, ışık, ses ve kokuya karşı hassasiyettir. Tedavisi mümkün olan migren için migren <a href="https://doctorsbpm.com/yuzunuzdeki-estetik-formulu-cozuldu/" target="_blank" rel="noopener">botoks</a> ilaç kullanmak istemeyen, çoklu ilaç kullanan veya ilaçlara karşı duyarlığı olan hastalar için alternatif bir tedavi yöntemidir.</p>
<p>Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Nöroloji bölümünden, <a href="https://www.gophastanesi.com.tr/doktorlarimiz/ulku-figen-demir" target="_blank" rel="noopener">Doç. Dr. Ülkü Figen Demir</a>, ‘Migren tedavisinde botoks uygulaması’ hakkında bilgiler verdi.</p>
<h4><strong>Migren kadınları etkiliyor</strong></h4>
<p>Migren toplumda görülen baş ağrısının en sık sebeplerinden biridir. Çocuklar dahil her yaş grubunda gözlemlenebilen bu ağrılı durum özellikle üretkenlik döneminde kadınlarda daha sıklıkla karşımıza çıkar. Bu farklılığın temel sebebi hormonal döngüdeki fizyolojik değişimlerdir. Bugün için neden olduğunu bilmediğimiz migrenin genetik geçişi ile ilgili elimizde güçlü deliller bulunmaktadır. Bu durum o kadar belirgindir ki, migrenli bireylerin ailelerinde bu ağrılı durumdan şikayet eden en az bir kişinin daha olması sıklıkla karşılaştığımız bir özelliktir.</p>
<p>Neden oluştuğu ile ilgili yeterli bilgimiz olmamasına karşın tetikleyici unsurlardan da söz edebiliriz. Özellikle farkındalıkları oluşmuş olan hastalar ağrılarını tetikleyen faktörleri çok iyi tanımlayabilmektedir. Bunların başında uykusuzluk, açlık, stres, ıslak saçla dolaşmak, lodos, havasız ortam, susuz kalmak ve bazı gıdalar gelir. Tetikleyici gıdalar hastalarda farklılık gösterebilir. Mayalı içecekler, alkol, çikolata, kabuklu deniz ürünleri sayılabilir.</p>
<h4><strong>Düzenli yaşam tarzı</strong></h4>
<p>Migren düzensizlik ortamında ortaya çıkma eğiliminde bir rahatsızlıktır bu nedenle tedavide öncelikle atakları tetikleyen unsurlardan korunulması yanında mümkün olduğu kadar düzenli saatlerde uyunup uyanılması gerekmektedir. Zira özellikle hafta sonları standart uyku süresinden daha fazla veya eksik uyumak da ağrı tetikleyicisi olabilir. Ayda 2 atak veya 48 saatten daha az ağrılı olan hastalar seyrek ataklı olarak nitelendirilir ve analjezik tedavi ile şekillenen atak tedavisi ile takip edilirler. Standart ağrı kesiciler ile ağrıları geçmeyen hastalara normalde ağrı kesici olmayan fakat migren ağrılarını sonlandırabilin triptanlar denilen ilaçlar seçilmiş hasta gruplarında kullanılabilir. Bu ilaçların hekim tavsiyesi ile kullanılması gereklidir çünkü kullanılmaması gereken, yani kontendike olduğu hasta grupları mevcuttur.</p>
<p><strong><em>Günlük ağrı kesici kullanımı ağrıların daha da şiddetli ve geçmeyen hale gelmesine neden oluyor.</em></strong></p>
<p>Son 3 ayda, ayda 15 günden fazla ağrılı gün sayısı olması halinde kronik migrenden bahsedilir. Kronik migren uzun yıllardır hastalığa sahip olmak dışında çeşitli sebeplerden dolayı oluşabilir. Özellikle günlük ağrı kesici kullanımı ağrıların daha da şiddetli ve geçmeyen hale gelmesinin baş nedeni olarak sayılabilir. Belli bir noktadan sonra ağrı kesici ve ağrı kısır bir döngü içine girer kişi ağrısı arttığı için ağrı kesici alır, ağrı kesici aldığı için ağrılar daha şiddetlenir. Bu nedenle aşırı ağrı kesici kullanımının da önüne geçmek amaçlı sık ağrısı olan hastalarda uzun sürebilen koruyucu tedavi programı uygulamak gerekir. Bun tedaviler içinde temelde, depresyon, hipertansiyon, aritmi, epilepsi için kullanılan bazı ilaçları etkilerinden faydalanmak amaçlanır.</p>
<h4><strong>Alternatif tedavi botoks</strong></h4>
<p>Bu tür uzun süreli koruyucu ilaç tedavilerine ek olarak botoks enjeksiyon tedavi yöntemi de uzun yıllardır kullanılan güvenli alternatiflerden biridir. Botoks bakterilerden elde edilen bir çeşit proteindir. Uygulandığı bölgede kaslarda geçici bir zaaf oluşturur. Bu mekanizma ile estetik amaçlı kırışıklık görünümünü azaltmak için toplumda çok yaygın kullanılmaktadır. Migrende ise aynı mantıkla tetikleyici olan belli kas gruplarını hareketsiz bırakarak ağrının uyarılmasını engellemek amaçlanmaktadır. Migren tedavisi için yapılan botoks enjeksiyonları, genel itibariyle estetik amaçlı kullanılan noktalardan farklıdır, alın şakak, kafanın arkasındaki çıkıntılar ense ve boyun gibi belirli standart 31 noktaya yaklaşık 1,5 flakon uygulama yapılır. Uygulama öncesi lokal anestezik maddeler kullanılabilir ancak genel olarak ağrısız kabul edilebilecek bir işlemdir. 15-20 dakikada uygulama yapılır. 1 hafta sonra etkisi görülmeye başlar ve yaklaşık 4-5 ay etkinliği devam eder. Botoks tedavisi için tek handikap etkinlik süresi bitiminde tekrarlayan uygulama gerekliliğidir. Gebelerde, emzirenlerde, kas hastalığı veya botoks alerjisi olanlarda kullanılmamakla birlikte özellikle çoklu ilaç kullanan veya ilaç kullanmak istemeyen hastalar için oldukça tatmin edici bir alternatif oluşturabilir.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/botoksla-migren-ataklarini-azaltin/">Botoksla migren ataklarını azaltın</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/botoksla-migren-ataklarini-azaltin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 8 kadından birinde görülüyor</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2021 15:18:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem Ankara Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tuğbay Tuğ]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor. Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor.  Acıbadem Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğbay Tuğ, meme kanserinin belirtilerini ve erken tedavi yöntemlerini şu sözlerle anlatıyor. Geç kalmadan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/">Her 8 kadından birinde görülüyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor.</h3>
<p>Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor.  <a href="https://www.acibadem.com.tr/hastane/ankara-hastanesi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Acıbadem Ankara Hastanesi</strong></a> <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğbay Tuğ</strong>, meme kanserinin belirtilerini ve erken tedavi yöntemlerini şu sözlerle anlatıyor.</p>
<h4><strong>Geç kalmadan düzenli takip şart</strong></h4>
<p>“‘Kanserden korkma, geç kalmaktan kork’ sloganı meme kanseri için de geçerlidir. Meme kanserinde başarılı tedavinin ilk koşulu erken tanıdır. Kişinin meme kanseri açısından bireysel riskinin bilinmesi, düzenli takip, düzenli hekim muayenesi, tarama testlerinin düzenli yapılması ve kadınların kendi kendine meme muayenelerini doğru ve düzenli olarak uygulamalarıyla erken tanı mümkün olmaktadır.”</p>
<figure id="attachment_3548" aria-describedby="caption-attachment-3548" style="width: 203px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-3548 " src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug-229x300.jpg" alt="Her 8 kadından birinde görülüyor" width="203" height="266" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug-229x300.jpg 229w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug-696x913.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug.jpg 709w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3548" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Tuğbay Tuğ</figcaption></figure>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser tipi olan meme kanserinin meme hücrelerinin kontrolsuz çoğalması ve özelliklerini değiştirmeleriyle ortaya çıktığını ifade eden ve her 8-10 kadında bir görüldüğünü aktaran <strong>Acıbadem Ankara Hastanesi</strong> <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğbay Tuğ,</strong> “Tüm kadının her ay adet dönemini takip eden hafta içerisinde mutlaka kendi kendisini meme muayenesi yapması gerekiyor. Belirtilen risk faktörlerine sahip olan kadınlar, en az yılda bir kez hekim muayenesinden geçmeli, meme ultrasonografisi ve mamografi gibi ilk basamak tarama testlerini yaptırmalıdır. 25 yaşından sonra her yıl ultrasonografi, 40 yaşından sonra ise mamografi yapılması, erken teşhis için çok önemli. Meme kanseri tanısı alan bir kadına hekimi tarafından mutlaka tüm vücut tarama incelemeleri yapılmalı ve hastalığın hangi evresinde olduğu belirlenmelidir. Hastalığın tekrarlamadan ve vücuda yayılmadan başarılı bir şekilde tedavi edilebilmesi için evreleme şarttır” ifadelerini kullanıyor.</p>
<h4><strong>Bu belirtilere dikkat!</strong></h4>
<p>Meme kanseri tedavisi erken evrelerde teşhisin hayat önemini kaydeden Tuğbay Tuğ meme kanserinin en sık karşılaşılan belirtisinin, ağrısız ve zamanla büyüyen bir kitle hissedilmesi ile anlaşılabildiğini söyleyerek diğer belirtileri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Meme derisinde çekinti, deride renk değişikliği, meme başı çekintisi, kanlı meme başı akıntısı, memede ele gelen sertlikler, koltuk altında lenf bezi büyümeleri gibi belirtilerle kendisini ortaya çıkarıyor.”</p>
<h4><strong>Kimler risk altında?</strong></h4>
<ul>
<li>Geç menapoza girerek uzun süre kadınlık hormonuna (östrojen) maruz kalmak</li>
<li>Hiç doğum yapmamak</li>
<li>İlk doğumu 35 yaşından sonra yapmak</li>
<li>Bebek emzirmemek</li>
<li>Dışarıdan uzun süreli kadınlık hormonu kullanmak (doğum kontrol ilacı, tüp bebek tedavisi gibi)</li>
<li>Ailede meme, rahim ya da yumurtalık kanseri bulunması</li>
<li>Fibrokistik meme yapısında görülen bazı doku değişiklikleri</li>
<li>Kilolu olmak</li>
<li>Yağlı beslenme</li>
<li>Stresli hayat tarzı</li>
<li>Alkol ve sigara kullanımı olarak belirtilebilir.</li>
</ul>
<h4><strong>Kanser tedavi edilebilir hastalıktır</strong></h4>
<p>Hastalığın ileri evrelerinde tanı konulan hastalarda, tümör hücrelerini öldüren ilaç uygulamalarıyla tedaviye başlamanın gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tuğbay Tuğ, “Günümüzde meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçların gelişmesi tedavi olabilme şansını da arttırmaktadır. İlaç tedavisiyle hastalık kontrol altına alınıp tümör geriletildikten sonra cerrahi tedaviler uygulanabilir. Meme kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemler hastanın içinde bulunduğu evreye, tümörün büyüklüğüne ve meme içerisindeki yerleşim yerine göre değişebilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<h4><strong>Kanserde doğru iletişim önemli</strong></h4>
<p>Uygulanan tedavi yöntemlerinden ve hasta doktor arasındaki iletişimden bahseden Prof. Dr. Tuğbay Tuğ, “Cerrahi yöntemler arasında memenin kanserli olan kısmının alınarak, kalan meme dokusuna radyoterapi (ışın tedavisi) verilmesi ile uygulanan meme koruyucu cerrahi, memenin tümünün alınması (mastektomi), meme derisinin korunarak memenin içinin boşaltılması ve silikon protez veya kişinin kendi dokularının kullanılarak yeni meme yapılması (rekonstrüksiyon) sayılabilir. Tüm hastalıklarda olduğu gibi hekim-hasta arasındaki doğru iletişim meme kanserinin tedavisinde de son derece önemlidir. Hastanın tedavisine başlarken kendisine uygulanacak ilaç tedavileri ve uygulanacak cerrahi yöntemlerle ilgili detaylı bilgi verilmeli ve cerrahi yöntemin seçimine hasta ve hekim birlikte karar vermelidir. Unutulmamalıdır ki meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır” açıklamasında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/">Her 8 kadından birinde görülüyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyetisyen Ocak: Kanserden korkmayın!</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/diyetisyen-ocak-kanserden-korkmayin/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/diyetisyen-ocak-kanserden-korkmayin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 20 Mar 2021 12:26:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Vitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[besin]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyetisyen Ecem Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kanser Önleme Fonu]]></category>
		<category><![CDATA[Ecem Ocak]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[et]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<category><![CDATA[WCRF/ AICR]]></category>
		<category><![CDATA[yiyecek]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://doctorsbpm.com/?p=2389</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyetisyen Ocak: Kanserden korkmayın!&#8230; Beslenme, diyet ve psikoloji danışmanlık hizmetlerini bir araya toplayan Formteg Danışmanlık Merkezi kurucularından Uzman Diyetisyen Ecem Ocak, kanserden korunmak için yapılması gerekenleri anlattı. Diyetisyen Ocak: Kanserden korkmayın!.. Uzman Diyetisyen Ecem Ocak, günümüzde kanser hakkında doğru-yanlış pek çok bilginin paylaşıldığına dikkat çekerek, “Kanser oluşumunu etkileyen çevresel faktörler engellendiğinde, kanser büyük ölçüde önlenebilen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/diyetisyen-ocak-kanserden-korkmayin/">Diyetisyen Ocak: Kanserden korkmayın!</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Diyetisyen Ocak: Kanserden korkmayın!&#8230; Beslenme, diyet ve psikoloji danışmanlık hizmetlerini bir araya toplayan Formteg Danışmanlık Merkezi kurucularından Uzman Diyetisyen Ecem Ocak, kanserden korunmak için yapılması gerekenleri anlattı.</h3>
<p>Diyetisyen Ocak: Kanserden korkmayın!.. Uzman Diyetisyen Ecem Ocak, günümüzde kanser hakkında doğru-yanlış pek çok bilginin paylaşıldığına dikkat çekerek, “Kanser oluşumunu etkileyen çevresel faktörler engellendiğinde, kanser büyük ölçüde önlenebilen bir hastalıktır. Kanserden korunmak için atacağımız adımlar sadece yap veya yapma kurallarını değil, bir yaşam tarzını kapsamalıdır” dedi.</p>
<p><strong> </strong>“Kanser, hücrelerimizdeki DNA’nın hasar sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalması ile karakterize edilen hastalıklar grubunun ortak adıdır” ifadeleriyle kanseri tanımlayan Uzman Diyetisyen Ecem Ocak, “2020 yılında kanser vaka sayısı <strong>19,3 milyon</strong> iken bu sayının 2040 yılında <strong>30,2 milyon</strong> olacağı tahmin ediliyor. Kanser oluşumunu etkileyen çevresel faktörlerin başında sigara, hatalı beslenme alışkanlıkları, yetersiz beslenme, alkol ve enfeksiyonlar geliyor. Özellikle hatalı beslenme alışkanlıkları <strong>yüzde 25</strong> ila <strong>yüzde 30</strong> oranında kanser oluşumunun riskini arttırıyor. İyi haber ise kaliteli beslenme ve yaşam tarzındaki değişikliklerle kanser riskini avantaja çevirmek mümkün. Kansere yakalanma riskinizi azaltmaya yardımcı olmak için sağlıklı kilo aralığında olmanız, düzenli olarak fiziksel aktivite yapmanız, sağlıklı bir beslenme düzeninizin olması, alkol ve sigaradan uzak durmanız gibi yapabileceğiniz önemli uygulamalar bulunuyor” diye konuştu.</p>
<p><em><strong>Uzman Diyetisten Ecem Ocak, kanseri oluşturan çevresel etkenlerden korunmak için atabileceğimiz adımları şöyle sıraladı: </strong></em></p>
<ul>
<li><strong>SAĞLIKLI KİLO ARALIĞINDA KALIN</strong></li>
</ul>
<p>Sağlıklı kilo aralığında olmanız kanser, kalp hastalıkları ve diyabet gibi kronik hastalıkların riskinin azaltılmasına olanak sağlar. Çünkü fazla kilo ve vücudun aşırı yağlanması meme kanseri, kolon ve rektum, endometrium, pankreas, karaciğer, böbrek vs. birçok kanser riskini arttırır. Ayrıca bazı çalışmalar da fazla kilonun tiroid kanseri riskini arttırdığını gözlemlemiştir. Bu yüzden sağlıklı bir beslenme programı ile istenilen kilo aralığında olmak riski azaltacaktır.</p>
<ul>
<li><strong>SAĞLIKLI BESLENMEYİ SÜRDÜRÜN</strong></li>
</ul>
<p>Sağlıklı ve kaliteli beslenmek iyi bir yaşamın ve kanser riskini azaltmanın önemli bir parçasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>Dünya Kanser Önleme Fonu’nun (WCRF/ AICR) önerileri;</em></strong></p>
<ul>
<li>Çok çeşitli sebzeler, meyveler, tahıllar ve kuru baklagiller tüketin.</li>
<li>Şekerli içecekler tüketmeyin.</li>
<li>Kırmızı et tüketimini sınırlandırın, işlenmiş etlerden kaçının.</li>
<li>Alkollü içecekler; kadınlar; 1 kadeh/gün, erkekler; 2 kadeh/gün sınırlandırın.</li>
<li>Tuzlu yiyecek ve tuzla işlenmiş gıda tüketimini kısıtlayın.</li>
<li>Çok çeşitli gıdaları içeren dengeli bir beslenme seçin.</li>
<li>Her gün 30 dakika fiziksel aktivite yapın.</li>
<li>Normalin altına inmeden, olabildiğince zayıf kalın şeklindedir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><strong>SEBZE VE MEYVELERİ ÇEŞİTLENDİRİN</strong></li>
</ul>
<p>Sağlıklı beslenmek ve bunu yaşam tarzı haline getirmek çok önemli. Bu yüzden yaşamınıza uygun sürdürülebilir bir beslenmeyi amaçlamanız gerekiyor. Tabağınızı olabildiğince renkli sebzeler, meyvelerle doldurun. Unutmayın ki ne kadar renk o kadar sağlık demektir. Antioksidan bakımından zengin koyu yeşil, turuncu, mor ve kırmızı meyveler ile sebzeleri daha fazla tüketin. Çünkü antioksidanlar hücreleri hasardan korur ve kanser riskini düşürür.</p>
<ul>
<li><strong>KURU BAKLAGİLLERİ VE TAM TAHILLI ÜRÜNLERİ TÜKETİN</strong></li>
</ul>
<p>Glisemik İndeks bize karbonhidratların kanda ne kadar hızda şekere dönüştüğünü belirler. Kan şekerinin hızla yükselmesine neden olan besinlerin glisemik indeks değerleri yüksektir. Bu yüzden glisemik indeksi yüksek olan meyve suları, asitli şekerli içecekler, beyaz ekmek, poğaça vs. yerine glisemik indeksi düşük olan tam tahıllı ürünleri tercih etmemiz gerekiyor. Posadan zengin, yağdan kısıtlı bir diyet kolon ve rektum kanseri riskini düşürür. Bu yüzden mutlaka lif kaynağı olan sebze, meyveleri, kuru baklagilleri çokça tüketin.</p>
<ul>
<li><strong>KIRMIZI VE İŞLENMİŞ ET TÜKETİMİNİ SINIRLANDIRIN</strong></li>
</ul>
<p>Kırmızı ve işlenmiş etlerin kanser riskini arttırdığını gösteren çalışmalar mevcut. İşlenmiş etlerin özellikle koleraktal kanser riskini arttırdığına dair güçlü kanıtlar mevcut. Son çalışmalar da kırmızı ve işlenmiş et tüketiminin meme kanseri riskini artırıcı etkisini olduğunu söylüyor. Bu yüzden tüketim miktarını sınırlamak gerek. Birçok çalışma nitritin kanser riskini arttırdığını söylüyor. İşlenmiş etlere etin iyileşmesi, tadını arttırmak, raf ömrünü uzatmak için nitrat eklemesi yapılabiliyor. Bu yüzden sınırlamak gerektiğini bir kez daha söylemiş olalım.</p>
<ul>
<li><strong>BESLENMENİZE KALSİYUM KAYNAKLARI EKLEYİN</strong></li>
</ul>
<p>Kalsiyum içeren besinler özellikle kolon kanseri riskini azalttığı ile biliniyor. Çünkü kalsiyum, kolonda safra ve yağ asitlerini bağlar. O nedenle günlük kalsiyum yeteri miktarda alınmalıdır. Aynı şekilde D vitamini yetersizliği olan kişilerin kolon kanseri riski taşıdığı gözlemlenmiştir.</p>
<ul>
<li><strong>ALKOLÜ SINIRLANDIRIN</strong></li>
</ul>
<p>Fazla alkol tüketiminin özellikle karaciğer ve meme kanseri riskini arttırdığını söyleyebiliriz. Alkol tüketim miktarını mutlaka gözden geçirmek ve kontrollü tüketmek gerekir. Kadınlarda günlük 1 kadeh, erkeklerde ise 2 kadeh ile sınırlandırılmalıdır. Kanser riski açısından önemli olan alkollü içeceğin türü değil, miktarıdır.</p>
<ul>
<li><strong>HAREKET HALİNDE OLUN</strong></li>
</ul>
<p>Yediklerimize, içtiklerimize dikkat ederek sağlıklı kilo vermek gerektiğini biliyoruz. Bir de fiziksel olarak aktif olmak şart. Çünkü aktif olmak hem kilo kontrolüne yardımcı olarak kanser riskini azaltmaya yardımcı olur, hem de bağışıklık sisteminizin güçlenmesini sağlar. Ayrıca fiziksel aktivite kalp hastalıkları ve diyabete yakalanma riskini düşürür. O halde her fırsatta evden dışarı çıkmak veya evde de olsa hareket halinde olmamız gerekiyor. Yani oturma, uzanma, TV izleme, telefonunuzla veya bilgisayarınızla vakit geçirmeyi azaltmak önem taşıyor. Kısaca normalden daha fazla fiziksel olarak aktif olmanız aktivite seviyeniz ne olursa olsun sağlığınız için birçok fayda sağlar.</p>
<p><strong>Kanserden korunmak için sağlıklı ipuçları</strong><strong>:</strong></p>
<ul>
<li>Kırmızı et, kümes eti ve balıkları kızartma veya kömürleştirmeden fırında, ızgarada veya haşlama olan pişirme yöntemleri tercih edilmelidir.</li>
<li>Dışarda yemek yediğinizde sağlıklı bir beslenme düzeni izleyin. Patates kızartması, patates ve diğer cipsler, dondurma, çörek ve diğer tatlılar vs.   yüksek kalorili yiyecekler yerine sebze, meyve, salata ve diğer düşük kalorili yiyecekleri yiyin. Restoranlar genellikle büyük porsiyonlar sunar, ancak hepsini tek bir oturuşta yemek zorunda değilsiniz. Siparişi verirken yarısını talep edin ve geriye kalan yiyeceği ertesi gün öğle veya akşam yemeği için paket yaptırın.</li>
<li>Küçük tabak tercih edin. Arada tatlı tüketmek istiyorsanız sütlü tatlı veya çok küçük porsiyonlarda istediğiniz bir tatlıyı tüketin.</li>
<li>Bilinçli bir tüketici olun. Marketteki gıda ürünlerinin etiketlerini mutlaka okuyun.</li>
<li>Yağ alımını azaltmak için yemekleri az yağda pişirin.</li>
<li>Hazır ve işlenmiş gıdalardan uzak durun.</li>
<li>Alkol tüketimini sınırlandırın veya hiç tüketmeyin. Sigara içilmemelidir.</li>
<li>Günlük alınan şeker miktarını azaltın. Şekerli içecekler, hamur tatlıları, şerbetli tatlıları miktar ve tüketim sıklığına dikkat ederek tüketin.</li>
<li>Yemeklerde veya sofrada fazla tuz kullanımı, salamura, turşu gibi besinlerin tüketiminden kaçının. Tuz yerine baharatlar kullanın.</li>
<li><strong>SAĞLIKLI BESLENMEYİ YAŞAM TARZI HALİNE GETİRİN</strong></li>
</ul>
<p>Kanserin çevresel faktörler engellendiğinde önlenebilir bir hastalık olduğuna dikkat çeken Ecem Ocak, “Kansere yakalanma riskini çevresel faktörler iyileştirildiğinde en aza indirmek mümkün. Burada beslenme çok büyük önem taşıyor. Bu yüzden bir an önce sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmeli, olabildiğince fiziksel aktivite alışkanlığı hayata geçirilmelidir. Ayrıca, yaptırmanız gereken kontrol ve tetkikleri atlamayın. Unutmayın ki kanser önlenebilen, geç kalmadığınızda tedavi edilebilen bir sağlık sorunudur. Kanserden korkmayın!” ifadelerini kullandı.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/diyetisyen-ocak-kanserden-korkmayin/">Diyetisyen Ocak: Kanserden korkmayın!</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/diyetisyen-ocak-kanserden-korkmayin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
