<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<atom:link href="https://doctorsbpm.com/tag/diyabet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/diyabet/</link>
	<description>Sağlık çalışanlarının sesi ve gücü olmak için yola çıktık. Sorunlarınızı bize bildirin, çözüme giden yolda birlikte adım atalım... Doctors BPM sektörün en çok okunan dergisi...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Sep 2024 09:18:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-512-32x32.jpg</url>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/diyabet/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diyabette sensör teknolojisi</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/diyabette-sensor-teknolojisi/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/diyabette-sensor-teknolojisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2024 09:18:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık&Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Diyabetli Çocuklar Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[koç]]></category>
		<category><![CDATA[koçüniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Şükrü Hatun]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sensör teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[tipfakultesi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=4022</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetli çocukların yaşam kalitesini artıran sensör teknolojisi, özellikle okul çağındaki öğrenciler için büyük bir kolaylık sunuyor. Diyabette sensör teknolojisi&#8230; Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı ve Diyabetli Çocuklar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabet yönetiminde kullanılan sensör teknolojisinin okul çağındaki çocuklar için faydalarına değindi. Sensörler diyabetli çocukların okul ve sosyal [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/diyabette-sensor-teknolojisi/">Diyabette sensör teknolojisi</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Diyabetli çocukların yaşam kalitesini artıran sensör teknolojisi, özellikle okul çağındaki öğrenciler için büyük bir kolaylık sunuyor.</h3>
<p>Diyabette sensör teknolojisi&#8230; <a href="https://medicine.ku.edu.tr/" target="_blank" rel="noopener">Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi</a> Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı ve Diyabetli Çocuklar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Hatun, diyabet yönetiminde kullanılan sensör teknolojisinin okul çağındaki çocuklar için faydalarına değindi. Sensörler diyabetli çocukların okul ve sosyal hayatını normalleştiriyor.</p>
<p>Diyabetli çocukların yaşam kalitesini artıran sensör teknolojisi, özellikle okul<br />
çağındaki öğrenciler için büyük bir kolaylık sunuyor. <a href="https://doctorsbpm.com/diyabetli-kisiler-spor-yapabilir-mi/" target="_blank" rel="noopener">Tip 1 diyabetli</a> çocukların,<br />
glukoz seviyelerini sürekli kontrol altında tutmasını sağlayan bu teknoloji sayesinde<br />
çocuklar günlük hayatlarına daha rahat uyum sağlayabiliyor. Aileler de çocuklarının<br />
sağlığı konusunda endişe duymadan okul süreçlerini yönetebiliyor. Sensörlerin<br />
insülinin keşfinden sonra diyabet yönetiminde en önemli gelişme olduğunu<br />
vurgulayan Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Bilim<br />
Dalı Başkanı aynı zamanda Diyabetli Çocuklar Vakfı Başkanı olan Prof. Dr. Şükrü<br />
Hatun, sürekli glukoz takibi yapan sensor teknolojisinin hem çocukların sağlık<br />
sonuçlarını hem de eğitim başarılarını olumlu yönde etkilediğini belirtti.</p>
<h4><strong>Tip 1 diyabetli öğrenciler</strong></h4>
<p>Okul çağındaki çocuklar için diyabet yönetiminin konforlu hale getirilmesi noktasında<br />
devreye giren ve diyabet yönetiminde çığır açan sensör teknolojisi, günlük glukoz<br />
seviyelerini anlık olarak takip etme imkânı sağlıyor. Bu da Tip 1 diyabetli öğrencilerin<br />
derslerine daha iyi odaklanmalarını ve günlük aktivitelerini kesintisiz sürdürebilmelerine<br />
yardımcı oluyor. Sensörlerin öğrencilerin özgüvenlerini artırarak, diyabet yönetiminde<br />
‘ustalaşmalarına’ yardımcı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Şükrü Hatun Sürekli Glukoz<br />
Takibinin (CGM) okul çağındaki çocuklara sağladığı faydaları sıraladı.</p>
<h4><strong>Yaşamı ve sağlığı etkileyen ilerlemeler</strong></h4>
<p><strong>1-</strong> Sensör teknolojisi diyabetli öğrencilerin glukoz yönetimini pratik hale getiriyor<br />
Sensörlerin, insülinin keşfinden sonra Tip 1 diyabetlilerin yaşamını ve sağlığını etkileyen en önemli ilerleme olduğunu söyleyen Prof. Dr. Şükrü Hatun bu savının nedenini şu sözlerle açıkladı; “Sensörler günde iki yüz seksen sekiz kez glukoz bilgisi sağlıyor bu da iki yüz seksen sekiz kez karar verme, glukoz seyrini izleme, günlük yaşamı olumsuz<br />
etkileyebilecek glukoz düşüklükleri ve yüksekliklerini öngörme ve buna göre önlem alma<br />
imkânı sunuyor. Sensörler ayrıca besinlerin, egzersizin ve stres gibi günlük hayat<br />
olaylarının glukoz seviyeleri üzerindeki etkisini de göstererek Tip 1 diyabetli çocukların ve<br />
yakınlarının diyabet yönetim bilgisini geliştiriyor. Bu sayede diyabetin dilini daha iyi<br />
anlamalarını ve bu alanda &#8216;ustalaşmalarını&#8217;; sağlıyor. Bu açılardan bakıldığında<br />
sensörlerden en çok fayda göreceklerin başında okul çağındaki çocuklar geliyor. Sensörler<br />
uzaktan izleme imkânı sunduğu için aileler çocuklarını okula güvenle gönderebiliyor ve bu<br />
sayede korkulardan, endişelerden kurtulabiliyor. Ayrıca sensörlerin sağladığı kolay ve sık<br />
glukoz ölçümü sayesinde aileler, öğretmenlere ve okul hemşirelerine yük olmadan etkili bir iş birliği yapabiliyor. Çocuklar açısından baktığımızda ise glukoz düşüklüklerini önceden<br />
haber veren alarmlar sayesinde, derslere katılımı olumsuz etkileyen düşük glukoz olaylarından kaçınabiliyor, yemek öncesi ve yemek sonrası glukozlarını zahmetsizce<br />
ölçerek gerekirse insülinlerine ek doz yapabiliyorlar. Buna ek olarak sensörler sayesinde<br />
okuldaki beden eğitimi dersleri ve spor müsabakaları sırasında kendilerini güvende<br />
hissediyorlar ve herhangi bir sorun yaşamadan gerekli önemleri alabiliyorlar. Konuyla ilgili<br />
yapılan çalışmalar, öğretmenler ve okul hemşirelerinin sensör kullanımını desteklemesi<br />
durumunda ebeveynlerin psikososyal olarak kendilerini daha iyi hissettiğini, çocukların daha iyi glisemik sonuçlara sahip olduğunu ve okul çalışanlarının da kendilerini güvende<br />
hissettiğini ortaya koyuyor.”</p>
<p><strong>2-</strong> Diyabet kontrolünde iyileşme öğrencilerin ders başarısını artırıyor. Diyabetli çocukların, günün büyük bir kısmını öğretmenlerin ve okul çalışanlarının gözetimi altında geçirdiğini söyleyen Prof. Dr. Şükrü Hatun; “Diyabet yönetimini 24 saat olarak düşünmek ve okul saatlerinde de hedeflere bağlı kalmak uzun dönemli komplikasyonların önlenmesi bakımından büyük öneme sahip. Okulda tutarlı ve başarılı diyabet bakımı, öğrenmeyi ve sosyal gelişimi destekleyerek, okul yaşamının tüm yönlerine aktif katılımıteşvik edebiliyor ve devamsızlığı en aza düşürebiliyor. Okuldaki en önemli sorunlardan biri şeker düşüklüğü olarak karşımıza çıkıyor. Şeker düşüklüğü; huzursuzluk, terleme, çarpıntı, halsizlik, kendini iyi hissetmeme ve titreme gibi günlük hayat akışını kesintiye uğratan bulgulara yol açabiliyor. Önlem alınmadığında ise beyin fonksiyonlarının özellikle algılama yetisinin geçici olarak bozulmasına neden olabilir. Sınavlar sırasında meydana gelen şeker<br />
düşüklüğü ise sınav sonucunu doğrudan etkiliyor. Ayrıca glukoz yüksekliğinin öğrencilerin<br />
matematik test skorlarını olumsuz etkilediği gözlemlenmiştir. Bütün bu faktörler, okul<br />
süresince glukoz seyrinin istikrarlı olmasının öğrencilerin ders konsantrasyonunu etkileyen<br />
en önemli unsur olduğunu gösteriyor. Bu noktada sensör teknolojisinin okuldaki en önemli<br />
iki yararından birinin zahmetsiz bir şekilde anlık glukoz bilgisi edinme olduğunu söyleyebiliriz. İkinci yararı ise alarm sistemi sayesinde düşük ve yüksek glukoz olaylarının<br />
öngörülmesini sağlamasıdır. Genel olarak Tip 1 diyabetli çocukların, zahmetli olması<br />
nedeniyle okulda parmaktan glukoz ölçümünü aksattıkları biliniyor. Sensörler bu sorunu tam olarak çözerek anlık glukoz bilgisi ile onlara bir ‘üçüncü göz-glukoz gözü’ imkânı sağlıyor” dedi.</p>
<figure id="attachment_4023" aria-describedby="caption-attachment-4023" style="width: 197px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-4023 size-medium" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502-197x300.jpg" alt="Diyabette sensör teknolojisi..." width="197" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502-197x300.jpg 197w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502-671x1024.jpg 671w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502-768x1172.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502-1006x1536.jpg 1006w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502-696x1062.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502-1068x1630.jpg 1068w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2024/09/Prof.-Dr.-Sukru-Hatun-e1726650226502.jpg 1096w" sizes="(max-width: 197px) 100vw, 197px" /></a><figcaption id="caption-attachment-4023" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Şükrü Hatun</figcaption></figure>
<p><strong>3-</strong> Diyabet yönetimi kolaylaşan çocuklar daha özgür ve özgüvenli oluyor. Sensörlerin sadece okul değil sosyal hayatta da çocuklara sunduğu faydaları sıralayan <strong>Prof. Dr. Şükrü Hatun,</strong> “Öğrenciler, sensör sayesinde arkadaşlarından veya bulundukları<br />
ortamlardaki kişilerin bakışlarından, sorularından rahatsız olmadan kolaylıkla glukozlarını izleyebiliyor. Okul gezileri, yurt dışı kamplar ve eğitim, spor müsabakaları gibi aktivitelere<br />
ise güvenle katılabiliyorlar. Birçok çocuk ve aile, Tip 1 diyabeti yönetirken korku ve endişe<br />
duygularıyla başa çıkmak zorunda kalıyor. Bu durum, özellikle glukoz düşüklüğü korkusu ile hedeflerinden uzaklaşmaya neden oluyor. Korku ve endişenin en önemli kaynağı genellikle bilgi eksikliğidir. Glukoz ölçmeden diyabeti yönetmeyi gözleri bağlı yürümeye benzetebiliriz.</p>
<p>Sensörler, Tip 1 diyabetin korku yerine bilgi ile yönetilmesini sağladığı için çocukların<br />
özgüvenlerini artırıyor ve diyabet yönetimini normalleştirerek hayatlarının bir parçası haline getiriyor. Ayrıca maçlar, havalimanları, festivaller, moda defileleri, konserler veya tatil gibi birçok yerde sensörleri ile insanların arasına karışabiliyor. Böylece, Tip 1 diyabetlilerin herkes gibi normal bir yaşam sürdürdüğü göstererek, toplum nezdinde de farkındalığı artırıyorlar” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/diyabette-sensor-teknolojisi/">Diyabette sensör teknolojisi</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/diyabette-sensor-teknolojisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>10 kadından birinde görülüyor</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/10-kadindan-birinde-goruluyor/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/10-kadindan-birinde-goruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jun 2022 09:17:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem Bakırköy Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[adetduzensizligi]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Cihan Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadin]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kolesterol]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Polikistik Over Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[yumurta tembelligi]]></category>
		<category><![CDATA[yumurtlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3800</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 kadından birinde görülüyor&#8230; Doç. Dr. Cihan Kaya, her kadının yılda bir kez jinekolojik muayene olması gerektiğine dikkat çekti. 10 kadından birinde görülüyor&#8230; Toplumda ‘yumurta tembelliği’ olarak bilinen ve her ay olması beklenen yumurtlamanın gerçekleşememesi sonucu gelişen Polikistik Over Sendromu, üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal bozuklukların başında yer alıyor. Öyle ki dünyada ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/10-kadindan-birinde-goruluyor/">10 kadından birinde görülüyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>10 kadından birinde görülüyor&#8230; Doç. Dr. Cihan Kaya, her kadının yılda bir kez jinekolojik muayene olması gerektiğine dikkat çekti.</h3>
<p>10 kadından birinde görülüyor&#8230; Toplumda ‘yumurta tembelliği’ olarak bilinen ve her ay olması beklenen yumurtlamanın gerçekleşememesi sonucu gelişen Polikistik Over Sendromu, üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen hormonal bozuklukların başında yer alıyor. Öyle ki dünyada ve ülkemizde üreme çağındaki her 10 kadından birinde bu sendrom teşhis ediliyor.  Son yıllarda özellikle beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve obezitenin yaygınlaşması nedeniyle görülme sıklığı giderek artan Polikistik Over Sendromu’nda erken teşhis büyük önem taşıyor. Zira, tedavide gecikildiğinde hamileliği önlemesinin yanı sıra diyabetten kalp hastalıklarına, obeziteden karaciğer yağlanmasına kadar pek çok farklı sağlık sorununun oluşumunu da tetikleyebiliyor.</p>
<figure id="attachment_3801" aria-describedby="caption-attachment-3801" style="width: 255px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/Dr-Cihan-Kaya.jpg"><img decoding="async" class=" wp-image-3801" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/Dr-Cihan-Kaya-696x1024.jpg" alt="" width="255" height="375" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/Dr-Cihan-Kaya-696x1024.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/Dr-Cihan-Kaya-204x300.jpg 204w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/Dr-Cihan-Kaya-768x1130.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/Dr-Cihan-Kaya.jpg 800w" sizes="(max-width: 255px) 100vw, 255px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3801" class="wp-caption-text">Doç. Dr. Cihan Kaya</figcaption></figure>
<p><strong>Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı <a href="https://www.acibadem.com.tr/doktor/cihan-kaya/" target="_blank" rel="noopener">Doç. Dr. Cihan Kaya</a>,</strong> bu nedenle hiçbir yakınması olmasa bile her kadının yılda bir kez düzenli olarak <a href="https://doctorsbpm.com/kadinlarin-kisirlik-nedeni-cikolata-kisti/" target="_blank" rel="noopener">jinekolojik</a> muayene olması gerektiğine dikkat çekerek, “Özellikle adet düzensizliğinde ise zaman kaybetmeden hekime başvurmak çok önemli. Erken teşhis ve tedavi sayesinde bu sendromun yol açabileceği ciddi komplikasyonlar önlenebiliyor veya kontrol altına alınabiliyor” dedi.</p>
<p><strong>En yaygın belirtisi</strong></p>
<p>Polikistik Over Sendromu’nda belirtilerin sayısı ve şiddetli hastaya bağlı olarak değişse de çoğu kadında adet düzensizliği en sık görülen yakınmayı oluşturuyor. Yılda 9’dan az adet görme ya da ardışık 3 veya daha fazla ay adet görmeme şeklinde ortaya çıkabiliyor. Kesin nedeni henüz bilinmese de, yumurtlama fonksiyonunun düzenli çalışmamasında insülin direnci ya da artan erkeklik hormonu (testosteron) seviyeleri suçlanıyor. Özellikle adetleri düzenli ve zayıf kadınlarda herhangi bir belirti vermemesi nedeniyle genellikle başka bir hastalık için yapılan tetkiklerde tespit ediliyor. Kilo artışı, tüylenme, infertilite, saç dökülmesi, depresyon, sivilce ve akne gibi sorunlar da Polikistik Over Sendromu’nun diğer belirtilerini oluşturuyor. Bazı hastalarda sadece adet düzensizliği görülürken, bazı hastalarda ise sadece akne ve erkek tipi tüylenme şikayetleri olabiliyor.</p>
<p><strong>Farklı hastalığı tetikleyebiliyor</strong></p>
<p>Polikistik Over Sendromu infertilitenin en önemli sorumlularından biri olarak gösteriliyor. Özellikle adet düzensizlikleriyle birlikte olan bu sendromda infertilite; yumurtlamada bozukluk, yumurta kalitesinin etkilenmesi ve embriyonun tutunmasında yaşanan güçlükler nedeniyle oluşuyor. Bunun yanı sıra obezite ve diyabet hastalıkları da hamilelik süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor. Polikistik Over Sendromu kadın üreme organlarına yönelik sorunların yanı sıra vücuttaki pek çok farklı sistemi de olumsuz yönde etkiliyor. Öyle ki tedavi edilmediğinde insülin direnci, tip 2 diyabet, obezite, kalp hastalığı, kolesterol artışı, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, uyku bozuklukları, erkek tipi kıllanma, sivilce ile akne gibi pek çok hastalıkları tetikleyebiliyor.</p>
<p><strong>Tanı çeşitli yöntemlerle konuluyor</strong></p>
<p>Polikistik Over Sendromu tanısını koyduran özel bir test yok. Tanısında; genel muayene, bazı laboratuar testleri, adet düzeninin sorgulanması ve aile öyküsü önem taşıyor. Bunların yanı sıra yapılan hormon analizinde artmış testosteron seviyeleri de tanıyı destekliyor. Bazı hastalarda gizli şeker varlığı olabileceği için şeker yükleme testine de başvuruluyor.</p>
<p><strong>Tedaviyle kontrol altında</strong></p>
<p>Kesin tedavisi olmamakla birlikte ‘Polikistik Over sendromu’nun yol açtığı sorunlar tedaviyle kontrol altına alınabiliyor. Tedavisindeki temel yaklaşım, hastaların çoğu fazla kilolu oldukları için diyet ve düzenli egzersizin hayat akışına eklenmesi gibi yaşam tarzı değişikliği oluyor. Kilolu hastalarda mevcut kilonun yüzde 10’luk kaybıyla birlikte adetler normale dönebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Kaya, bu sendromda erken tanı ve tedavinin son derece önemli olduğuna işaret ederek, “Düzensiz adetleri olan hastada uygun hormonal tedaviler ile adet düzensizliği, akne-tüylenme ve rahim kalınlaşmasının önüne geçilebiliyor. Ayrıca kilo verilmesi ve insülin direncinin tedavisi gibi erken dönemde alınacak önlemler sayesinde diyabet, obezite ile kalp hastalıkları gibi sorunlar engellenebiliyor. İnfertilite sorunu yaşanıyorsa tedavi sonrasında hamile kalmak mümkün olabiliyor. Kendiliğinden hamile kalamayan hastalarda aşılama tedavileri ya da tüp bebek tedavileriyle hamilelik elde edilebiliyor” dedi.</p>
<p>Doç. Dr. Cihan Kaya, düzenli aralıklarla kan basıncı ve vücut kitle indeksi (VKİ) ile bel çevresi ölçümlerinin yapılmasının da önem taşıdığını belirterek, “Kan kolesterol düzeyi bozuklukları ya da insülin direnci varlığında da uygun tedavilerle sorun kontrol altına alınabiliyor” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/10-kadindan-birinde-goruluyor/">10 kadından birinde görülüyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/10-kadindan-birinde-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Besleyici kahvaltı olmazsa olmaz!..</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/besleyici-kahvalti-olmazsa-olmaz/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/besleyici-kahvalti-olmazsa-olmaz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 Nov 2021 12:34:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Vitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[asi]]></category>
		<category><![CDATA[badem]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[ceviz]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[glikoz]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalik]]></category>
		<category><![CDATA[ilac]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kahvalti]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[meyve]]></category>
		<category><![CDATA[okul]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoporoz]]></category>
		<category><![CDATA[sabriulkervakfi]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sebze]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3595</guid>

					<description><![CDATA[<p>Besleyici kahvaltı olmazsa olmaz!.. Sabri Ülker Vakfı, bağışıklığı desteklemeye yönelik beslenme düzeninin oldukça önemli olduğunu açıkladı. Besleyici kahvaltı olmazsa olmaz!..  Okullarda yüz yüze eğitimin devam ettiği şu günlerde çocuklarda özellikle mevsim geçişine bağlı grip ve soğuk algınlığının sıklığı artabilir. Mevsim geçişine bağlı grip ve soğuk algınlığının yanı sıra COVID-19 salgınının da devam ediyor olması okul [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/besleyici-kahvalti-olmazsa-olmaz/">Besleyici kahvaltı olmazsa olmaz!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Besleyici kahvaltı olmazsa olmaz!.. Sabri Ülker Vakfı, bağışıklığı desteklemeye yönelik beslenme düzeninin oldukça önemli olduğunu açıkladı.</h3>
<p>Besleyici kahvaltı olmazsa olmaz!..  Okullarda yüz yüze eğitimin devam ettiği şu günlerde çocuklarda özellikle mevsim geçişine bağlı grip ve soğuk algınlığının sıklığı artabilir. Mevsim geçişine bağlı grip ve soğuk algınlığının yanı sıra <a href="https://doctorsbpm.com/covid-19-salgininda-obezite-sinirlari-asildi/" target="_blank" rel="noopener">COVID-19</a> salgınının da devam ediyor olması okul dönemi çocuklarının beslenmesini daha önemli bir noktaya taşıyor. <a href="https://sabriulkerfoundation.org/tr/" target="_blank" rel="noopener">Sabri Ülker Vakfı,</a> özellikle bu dönemde bağışıklığı desteklemeye yönelik bir beslenme düzeninin sağlanmasının oldukça önemli olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Okul çağı dönemi hem fizyolojik hem psikolojik hem de sosyal gelişimin hızlı olduğu bir dönemdir. Bu dönemde yaşam boyu devam edebilecek davranışların büyük ölçüde kazanıldığı göz önüne alındığında çocuk ve gençlere sağlıklı beslenme ve yaşam biçimi alışkanlığının kazandırılması, sağlıklı yaşam bilincinin devamlılığı ve yetişkinlikte hastalıklarının önlenmesi açısından önem taşıyor. Çocukları Corona virüs ve diğer hastalık etkenlerinden korumak için alınabilecek en iyi önlem çocukların bağışıklıklarını desteklemekten geçiyor.</p>
<p><strong>Besleyici bir kahvaltı şart</strong></p>
<p>Kahvaltı gece boyu açlıktan sonra ilk enerji alımının gerçekleştiği öğün olması sebebiyle oldukça önemli. Okul günleri, çocukların bu öğünü atlaması sıkça görülen, hatalı bir beslenme davranışı olarak karşımıza çıkıyor. Yapılan çalışmalarda 3-11 yaş arası çocukların vücuda aldığı oksijenin yüzde 50’sinin beyin tarafından kullanıldığı belirtiliyor. Sağlıklı bir kahvaltı öğünü ile birlikte çocukların okul içi başarıları ve ders konsantrasyonları arttığı biliniyor. Beynin enerji kaynağı olarak glikozu kullanması nedeniyle okul çağı çocuklarında öğün atlanmaması önem taşıyor. Okul dönemi çocuklarının beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler şu şekilde;</p>
<ul>
<li>Protein kalitesi yüksek olması sebebiyle çocukların kahvaltılarında 1 adet yumurta bulunması,</li>
<li>Kahvaltılarında süt grubundan bir besinin bulunması,</li>
<li>Enerji değeri yüksek ve sağlıklı yağlar içeren fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumların günlük öğünlerinde bulunması,</li>
<li>Farklı çeşitlerde, mevsimine uygun meyve ve sebzeleri tüketmeleri,</li>
<li>Kahvaltılarının tam tahıl grubu besinler ile zenginleştirilmesi</li>
<li>Kahvaltıya teşvik edebilmek için tercih edebilecekleri seçenekler sunulması.</li>
</ul>
<p>Sağlıklı beslenme, çocukların obezite, tip 2 diyabet, kanser, osteoporoz, demir eksikliği ve diş çürükleri gibi sağlık sorunlarını geliştirme riskini de azaltan en önemli önleyici tedbirlerden birisidir.</p>
<p><strong>Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyi</strong></p>
<p>Önemli faktörlerden bir diğeri ise sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmenin yanı sıra fiziksel aktivitenin sağlanmasıdır. Fiziksel aktivite vücudun hastalıklara karşı daha dirençli olmasını destekliyor. Bunun yanı sıra özellikle büyüme ve gelişme döneminde olan okul çağı çocuklarında kas-iskelet sisteminin gelişmesine de yardımcı oluyor. Özellikle kardiyo-solunum fonksiyonlarının gelişimi, kas gücünü, kas dayanıklılığının desteklenmesi için fiziksel aktivite oldukça önem taşıyor. Bu yüzden çocukların ekran süresi sınırlandırılıp, fiziksel aktiviteye yönlendirilmesi öneriliyor.</p>
<p><strong>Yeterli uykunun faydaları </strong></p>
<p>Çocukların bağışıklık sisteminin kuvvetli olmasını etkileyen faktörlerden bir diğeri de uykudur. Yeterli uyku çocukların genel sağlığına katkıda bulunurken, konsantrasyonlarını ve akademik başarılarının arttırılmasına da yardımcı oluyor. Yeterli uykuyu alamayan çocukların obezite, tip 2 diyabet gibi sağlık sorunları ile karşılaşma riski artabiliyor. Amerikan Uyku Tıbbi Akademisi (AASM) çocuklar ve ergenler için uyku süreleri için 6-12 yaş arasındaki çocukların günlük 9-12 saat uyumasını, 13-18 yaş arasındaki çocukların ise günlük 8-10 saat uyumasını öneriyor.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/besleyici-kahvalti-olmazsa-olmaz/">Besleyici kahvaltı olmazsa olmaz!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/besleyici-kahvalti-olmazsa-olmaz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/tedavi-uygulanmazsa-komplikasyon-olusabilir/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/tedavi-uygulanmazsa-komplikasyon-olusabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 13 Nov 2021 13:07:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Levent]]></category>
		<category><![CDATA[bobrek]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Diyabet Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[ilac]]></category>
		<category><![CDATA[immun sistem]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kalp]]></category>
		<category><![CDATA[Koroner arter]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir&#8230; Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, diyabet hastalığı sağlık sorunlarına ilişkin bilgiler verdi. Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir&#8230; Dünya Diyabet Günü, artan diyabetli kişi sayıları nedeniyle Uluslararası Diyabet Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ilk kez 1991 yılında gerçekleşti. 2006 yılında ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, diyabetin yaşam boyu süren ve major [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/tedavi-uygulanmazsa-komplikasyon-olusabilir/">Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir&#8230; Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, diyabet hastalığı sağlık sorunlarına ilişkin bilgiler verdi.</h3>
<p>Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir&#8230; Dünya Diyabet Günü, artan diyabetli kişi sayıları nedeniyle Uluslararası Diyabet Federasyonu ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından ilk kez 1991 yılında gerçekleşti. 2006 yılında ise Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, diyabetin yaşam boyu süren ve major organ hasarları nedeniyle diyabetli kişinin yanı sıra ailesini, ülkesini ve dünyayı çeşitli risklere maruz bırakabilen bir hastalık olması nedeniyle 2007 yılından itibaren 14 Kasım’ın resmi olarak Birleşmiş Milletler Diyabet Günü de olmasını tanıdı. 1921 yılında insülini bularak <a href="https://www.antalyaozon.com/ozon-ile-diyabetik-yaralarin-tedavisi/" target="_blank" rel="noopener">diyabet</a> hastası milyonlarca hastanın tedavisini mümkün kılan Fredrick Bantig&#8217;in doğum yıl dönümü anısına her yıl 14 Kasım, Dünya Diyabet Günü olarak anılıyor.</p>
<p><a href="https://uskudar.edu.tr/tip-fakultesi/" target="_blank" rel="noopener">Üsküdar Üniversitesi Tıp Fakültesi</a> İç Hastalıkları Anabilim Dalı, NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, diyabet hastalığının yol açtığı sağlık sorunlarına ilişkin bilgi verdi.</p>
<figure id="attachment_3525" aria-describedby="caption-attachment-3525" style="width: 228px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/dr-ayhan-levent-e1636808018139.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-3525 size-medium" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/dr-ayhan-levent-e1636808018139-228x300.jpg" alt="Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir" width="228" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/dr-ayhan-levent-e1636808018139-228x300.jpg 228w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/dr-ayhan-levent-e1636808018139.jpg 411w" sizes="(max-width: 228px) 100vw, 228px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3525" class="wp-caption-text">Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent</figcaption></figure>
<p>Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, halk arasında “şeker hastalığı” olarak tabir edilen diabetes mellitusun, kanda glukoz (şeker) seviyesinin normalin üzerine çıkmasıyla meydana geldiğini kaydetti.</p>
<p><strong>Vücutta kalıcı hasara yol açıyor</strong><strong> </strong></p>
<p>Diyabet hastalığının, ülkemizde ve dünyada en sık rastlanan kronik hastalıklar arasında yer aldığını belirten Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Birçok farklı önemli hastalığın oluşumunda birincil neden olarak karşımıza çıkan diyabette tedaviye tam olarak uyulması büyük önem taşıyor. Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri; kardiyovasküler sistem, böbrekler ve gözler başta olmak üzere tüm vücutta kalıcı hasarlara yol açtığından diyabet teşhisi konulan bireyler derhal diyabet eğitimi almalı, diyetisyen tarafından uygun görülen beslenme programına tam olarak uymalı.” dedi.</p>
<p><strong>Yüzde 5 azalma insülin direncini azaltıyor</strong></p>
<p>Diyabet hastalığında en öncelikli tedavinin diyet ve egzersiz ile ideal kiloya ulaşmak olduğunu vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, “Kilolu ve insüline dirençli obez bireylerde vücut ağırlığında yüzde 5 civarındaki azalma bile insülin direncini azaltıyor. Enerjinin yüzde 30’undan azının yağlardan karşılanması, düzenli fiziksel aktivite ve düzenli kilo izlemi içeren yaşam tarzı değişikliği ile hastanın başlangıçtaki vücut ağırlığı yüzde 5-7 oranında azalabilir.” ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Egzersiz tavsiye ediliyor</strong></p>
<p>Vücut ağırlığının azaltılmasında ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişikliği ile fiziksel aktivite kombine edildiğinde yüzde 5-10 oranında ağırlık kaybı sağlanabileceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Levent, “Haftada 4-5 güne yayılacak şekilde yapılacak fiziksel aktivite ile hem kilo verilmesi sağlanabilir, hem de kan şekeri düzeyleri kontrol altına alınabilir. Haftada toplamda 150 dakikalık egzersiz programı tavsiye ediyoruz. Yapılacak egzersizler bisiklete binme, tempolu yürüyüş yapma ya da yüzme şeklinde olabilir. Özellikle 35 yaşını geçenlerde yüksek tempolu spor önermiyoruz.” diye konuştu.</p>
<p><strong>Tedavi uygulanmazsa komplikasyonlar oluşabilir</strong></p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, ‘Diyabet hastaları kan şekerlerini kontrol altında alacak tedavileri uygulamazlarsa diyabetin akut ve kronik komplikasyonları meydana gelebilir.’ diyerek sözlerine şöyle devam etti:</p>
<p>“Diyabetin akut komplikasyonları hayatı tehdit edip ölüm ile sonuçlanabilir. Kan şekerleri uzun süre yüksek seyrederse diyabetin kronik komplikasyonları meydana gelir. Diyabetin kronik komplikasyonları mikrovasküler yani küçük damar tutulumu ve makrovasküler olarak adlandırılan büyük damar tutulumu şeklinde olabilir. Kan şekeri yüksekliğinin derecesi, mikro ve makrovasküler komplikasyonlar ve tüm ölüm nedenleri arasında doğrusal bir ilişki vardır. Diyabet hastalığında dikkat edilmesi gerekenler ve önerilen tedavi ilkelerine uyulmadığı durumlarda kan şekerinin yüksek seviyelerde seyretmesi, başta diyabetik kalp hastalığı, nöropati, nefropati  ve retinopati olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açar. Bu nedenle eğer birey diyabet hastalığına sahipse kontrollerin düzenli olarak yapılması ihmal edilmemeli.”</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Ayhan Levent, tedavi uygulanmadığında oluşabilecek mikrovasküler ve makrovasküler komplikasyonlardan şöyle bahsetti:</p>
<p><em><strong><u>Mikrovasküler Komplikasyonlar</u></strong></em></p>
<p><strong>Diyabetik Nefropati &#8211; Böbrek hasarı</strong></p>
<p>Son dönem böbrek yetersizliğinin en sık nedeni diyabettir. Diyabetli hastaların yüzde 20-30’nda diyabetik nefropati gelişir.</p>
<p><strong>Diyabetik Nöropati &#8211; Sinir harabiyeti</strong></p>
<p>Diyabetli bireyde; ellerde ayaklarda uyuşma, karıncalanma, yanma gibi şikayetlerin varlığı diyabetik nöropati açısından hekimi şüphelendirmeli. Diyabetik nöropatide esas risk faktörünün kan şekeri yüksekliği olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlandı. Bugün için diyabetik nöropatinin önlenmesi ve tedavisinde en etkin yöntem kan şekeri düzeyinin iyi kontrol altında tutulmasıdır.</p>
<p><strong>Diyabetik Retinopati &#8211; Göz retinasında hasar oluşumu</strong></p>
<p>Erişkin yaştaki diyabetli hastalarda en önemli körlük nedeni diyabetik retinopatidir. Tip 1 diyabetli hastalarda tanıdan 5 yıl sonra başlayarak puberteden (ergenlik) itibaren yılda bir retinopati taraması yapılmalıdır. Tip 2 diyabetlilerde tanı konduğu anda retinopati taraması yapılmalıdır.</p>
<p><em><strong><u>Makrovasküler Komplikasyonlar</u></strong></em></p>
<p><strong>Diyabetik kalp hastalığı</strong></p>
<p>Koroner arter hastalığı, diyabetik kardiomiyopati ve hipertansiyon şeklinde olabiliyor. Koroner arter hastalığı, diyabetik hastalarda morbidite ve mortaliteyi asıl etkileyen kardiyovasküler hastalıktır. Diyabetik hastalar sağlıklı bireylere göre kardiyovasküler hastalık açısından 4 kat artmış riske sahiptirler.</p>
<p><strong>Preferik arter hastalığı</strong></p>
<p>Diyabetlilerde bacak ve ayak amputasyonları normal populasyona göre 5 kat daha fazladır. Bunun nedeni diyabetlilerde gelişen nöropati, iskemi, immün sistem bozukluklar, yetersiz hijyen, görmede azalma ve yaşlanmadır.</p>
<p><strong>Serebrovasküler hastalık</strong></p>
<p>Diyabette inme riski 2-6 kat oranında artış gösterdi. Diyabetiklerde inmeler daha ölümcül oluyor ve daha fazla işlev ve doku bozukluğu bırakıyor.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/tedavi-uygulanmazsa-komplikasyon-olusabilir/">Tedavi uygulanmazsa komplikasyon oluşabilir</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/tedavi-uygulanmazsa-komplikasyon-olusabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyabetli kişiler spor yapabilir mi?</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/diyabetli-kisiler-spor-yapabilir-mi/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/diyabetli-kisiler-spor-yapabilir-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2021 09:11:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Anne]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[doctors]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[Endokrinoloji]]></category>
		<category><![CDATA[enfeksiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Hamile]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalik]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[Hipertansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[ilac]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[İnsülin]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[komplikasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[metabolik]]></category>
		<category><![CDATA[Metabolizma]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. İnan Anaforoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[Tip 2]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3516</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyabetli kişiler spor yapabilir mi? Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre; dünyada ortalama 463 milyon diyabetli hasta yaşıyor. Diyabetli kişiler spor yapabilir mi? Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre; dünyada halen ortalama 463 milyon diyabetli hasta yaşıyor ve bu rakamın 2045 yılı itibariyle yaklaşık 700 milyona yükseleceği öngörülüyor. Avrupa’da 20-79 yaş arasında en fazla diyabetli kişilerin bulunduğu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/diyabetli-kisiler-spor-yapabilir-mi/">Diyabetli kişiler spor yapabilir mi?</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Diyabetli kişiler spor yapabilir mi? Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre; dünyada ortalama 463 milyon diyabetli hasta yaşıyor.</h3>
<p>Diyabetli kişiler spor yapabilir mi? Uluslararası Diyabet Federasyonu verilerine göre; dünyada halen ortalama 463 milyon diyabetli hasta yaşıyor ve bu rakamın 2045 yılı itibariyle yaklaşık 700 milyona yükseleceği öngörülüyor. Avrupa’da 20-79 yaş arasında en fazla diyabetli kişilerin bulunduğu ülkeler arasında, Türkiye 6 milyondan fazla diyabet hastasıyla, Rusya ile Almanya’dan sonra 3. sırada yer alıyor. Ülkemizde yapılan TURDEP-II çalışmasına göre; tarama yapılan ve diyabet tanısı alan kişilerin yaklaşık yarıya yakını hasta olduklarını da bilmiyor! Bunun nedeni ise diyabetin yıllarca belirti vermeden sinsice ilerleyen bir hastalık olması. Dolayısıyla tanı konulduğunda en az 5-10 yıllık geçmişi olduğu varsayılıyor. <a href="https://doctorsbpm.com/diyabet-hastalari-oruc-tutabilir-mi/" target="_blank" rel="noopener">Diyabetin</a> başlangıçta şikayet oluşturmaması da tanı zamanına kadar geçen sürede hastada önemli komplikasyonların gelişmesine yol açabiliyor.</p>
<figure id="attachment_3517" aria-describedby="caption-attachment-3517" style="width: 201px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-inan-Anaforolu.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3517" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-inan-Anaforolu-201x300.jpg" alt="" width="201" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-inan-Anaforolu-201x300.jpg 201w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-inan-Anaforolu-688x1024.jpg 688w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-inan-Anaforolu-696x1037.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-inan-Anaforolu.jpg 709w" sizes="auto, (max-width: 201px) 100vw, 201px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3517" class="wp-caption-text">Prof. Dr. İnan Anaforoğlu</figcaption></figure>
<p><a href="https://www.acibadem.com.tr/doktor/inan-anaforoglu/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İnan Anaforoğlu</strong></a>,<strong> </strong>erken tanı konulduğunda ve tedaviler aksatılmadığında ise hastaların son derece normal ve komplikasyonsuz bir yaşam sürebileceklerini belirterek, “Erken tanı için düzenli aralıklarla açlık kan şekerinin kontrol edilmesi büyük önem taşıyor. Dolayısıyla risk faktörü olmayan kişilerin 45 yaşından sonra her 3 yılda bir diyabet için değerlendirilmek üzere hekime başvurmaları gerekiyor. Ailede diyabet öyküsü, obezite, hipertansiyon, hamilelikte diyabet ve polikistik over sendromu gibi risk faktörü olan kişilerde ise açlık kan şekeri testine daha erken yaşlarda başlanması ve sıklığının artması yaşamsal öneme sahip” diyor. Ancak toplumda diyabetle ilgili doğru sanılan hatalı bilgiler ve bu doğrultuda hareket edilmesi nedeniyle hastalığın tanısı gecikebiliyor, tedaviden etkin sonuç alınamayabiliyor veya hastalığın yol açtığı kalp damar hastalıkları gibi komplikasyonlar şiddetlenebiliyor. Peki, hangi yanlış inanışlar diyabet hastalarının hayatını güçleştiriyor? <strong>Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, </strong>diyabet hakkında toplumda doğru olduğu düşünülen 8 hatalı bilgiyi anlattı; önemli önerilerde bulundu!</p>
<p><strong>Diyabet sadece ileri yaştaki kişilerde görülür! YANLIŞ</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Yaygın inanışın aksine, diyabet sadece ileri yaşlarda değil, genç yaşlarda, hatta çocuklarda bile gelişebiliyor. Tip 2 diyabet daha çok genetik yolla geçen, ileri yaşlarda ortaya çıkan, hatalı beslenme ve kiloyla ilişkili olan bir diyabet türü. Ancak ülkemizde obezite sıklığının artmasıyla birlikte Tip 2 diyabet daha erken yaşlarda, gençlerde, hatta çocuklarda dahi tespit edilebiliyor. Genetik geçişi çok zayıf olan ve mutlaka insülin tedavisi gerektiren bir diyabet türü olan Tip 1 diyabet ise daha çok çocukluk-ergenlik dönemlerinde oluşuyor.</p>
<p><strong>Diyabetli kişiler spor yapamaz! YANLIŞ </strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, diyabet hastalarının her türlü sporu yapabileceklerine dikkat çekerek, şöyle devam ediyor: “Hatta dünya çapında çok ünlü şampiyon sporcular bile var. Spor yapmak, düzenli egzersiz yapmak hastalarda kan şekerini düşürerek tedaviyi kolaylaştırıyor. Ancak unutulmamalı ki diyabetli kişiler spor yapmaya başlamadan önce diyabet tedavilerini yöneten doktorları, gerekirse kardiyoloji ile göz uzmanı tarafından değerlendirilmeli ve kendilerine uygun spor programı açısından yönlendirilmeli, tedavileri düzenlenmeli”</p>
<p><strong>Diyabet hastalarının hamile kalmaları sakıncalı! YANLIŞ</strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Diyabeti olan hastalar, kan şekerleri düzenlendiğinde hamile kalabiliyor ve son derece sağlıklı çocuklar doğurabiliyorlar. Ancak annenin diyabeti hamilelikte çocuğa geçmese de, bu süreçte kötü yönetilmiş bir diyabet ise bebekte doğum sonrası şeker düşmesi ve sarılık gibi bazı komplikasyonlara ya da annede gebelik tansiyonu, erken veya zor doğum gibi bazı ciddi tablolara sebep olabiliyor. Hamilelik öncesinde ve hamilelik boyunca şekerin düzenli takip edilmesi durumunda ise hem bebekte hem de annede komplikasyon gelişme riski oldukça düşük oluyor.</p>
<p><strong>Hamileyken insülin tedavisi bebeğe zarar verebilir! YANLIŞ </strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. İnan Anaforoğlu “Hamileyken diyabet için en uygun tedavi insülin tedavisidir. İnsülin plasentadan bebeğe geçmez, anneye ve bebeğe bir zararı olmaz” diyor.</p>
<p><strong>Karbonhidratlı gıdalardan tamamen uzak durulmalı! YANLIŞ </strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> “Sadece şekerli gıdalardan uzak durarak diyet yapmak doğru değildir. Karbonhidratlar ve yeterince yağ ile proteinden oluşan dengeli bir diyet önemlidir” uyarısında bulunan Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, “Sağlıklı diyetin taze sebze-meyve, lifli gıdalardan zengin olması bekleniyor. Ayrıca glisemik indeksi düşük, kaliteli liften zengin karbohidratların tüketilmesi hastaları kan şekerindeki ani değişimlerden koruyor ve tok tutuyor. Kaliteli karbonhidratlar ayrıca sindirim sitemi ile bağışıklık sistemi için de faydalı oluyor” diyor.</p>
<p><strong>Diyabet cinsel hayatı bitiriyor! YANLIŞ </strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Diyabetik hastaların kan şekerleri beklenen-normal aralıklarda seyrettiği sürece cinsel fonksiyon bozukluğu olması beklenmiyor. Hastaların cinsel hayatları normal bir şekilde devam edebiliyor.</p>
<p><strong>İnsülin bağımlılık yapar! YANLIŞ </strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> İnsülin; organlarımızın ve hücrelerimizin hayatta kalmaları-beslenmeleri için ihtiyaçları olan glukozu almalarını sağlayan, pankreastan salgılanan bir hormon. Prof. Dr. İnan Anaforoğlu, insülinin bağımlılık yapma özelliği olmadığını belirterek, “İnsülin eksikliğinde dışarıdan insülin verilmesi gerekiyor. Yine tip 1 diyabet, organ yetmezliği, ameliyat dönemi ve hamilelik gibi bazı özel durumlarda insülin tedavisine ihtiyaç duyulabiliyor. Bazı hastalarda diyet ve egzersizin eşlik ettiği ilaçlarla metabolik iyileşme ve kilo verme sonrasında insülin tedavisi kesilerek diğer tedavilere geçilebiliyor. Ancak hekim önerisi olmadan hastaların kendi kendilerine insülin tedavilerini asla kesmemeleri gerekiyor” diyor.</p>
<p><strong>Doğal balda-pekmezde, nar ekşisinde ve erik ile yeşil elma gibi ekşi meyvelerde şeker yoktur. Kan şekerini yükseltmezler! YANLIŞ </strong></p>
<p><strong>Doğrusu:</strong> Balda-pekmezde, nar ekşisinde ve ekşi meyvelerde şeker vardır. Dolayısıyla kan şekerini yükseltirler.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/diyabetli-kisiler-spor-yapabilir-mi/">Diyabetli kişiler spor yapabilir mi?</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/diyabetli-kisiler-spor-yapabilir-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gebelikte tiroid hastalıklarına dikkat!..</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/gebelikte-tiroid-hastaliklarina-dikkat/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/gebelikte-tiroid-hastaliklarina-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Aug 2021 13:26:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Hashimoto]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[hipotiroidi]]></category>
		<category><![CDATA[hipotiroidizm]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[Melis Koçer Yazıcı]]></category>
		<category><![CDATA[miyopati]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[people]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3394</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı, tiroid hastalığı olanların gebelik planlarken gerekli incelemeler için hekime başvurması gerektiğini söyledi. Gebelikte tiroid hastalıklarına dikkat!.. Tiroid bezinin az ya da çok çalışmasına bağlı olarak ortaya çıkabilen hastalıklar gebelik dönemi için ayrı bir önem taşıyor. Hem annenin hem de bebeğin sağlığı [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/gebelikte-tiroid-hastaliklarina-dikkat/">Gebelikte tiroid hastalıklarına dikkat!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı, tiroid hastalığı olanların gebelik planlarken gerekli incelemeler için hekime başvurması gerektiğini söyledi.</h3>
<p>Gebelikte tiroid hastalıklarına dikkat!.. Tiroid bezinin az ya da çok çalışmasına bağlı olarak ortaya çıkabilen hastalıklar gebelik dönemi için ayrı bir önem taşıyor. Hem annenin hem de bebeğin sağlığı açısından yakın takip gerektiriyor. Özellikle daha önce tiroid hastalığı nedeniyle tedavi edilen kişiler, guatr hastalığı olanlar ya da tiroid hastalığı olan bebeği olan kadınların daha dikkatli olması gerektiğini söyleyen <a href="https://yeditepe.edu.tr/aday-ogrenci/?gclid=CjwKCAjwpMOIBhBAEiwAy5M6YG1qWMnXOAiqksva278BSVMrqJDZjeGN7-J-04xOqb0fmdRXag1hIxoCTn8QAvD_BwE" target="_blank" rel="noopener">Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri</a> Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı, “Bunun yanında bir otoimmün bozukluğu olanlar,  ailesinde Graves hastalığı veya Hashimoto gibi otoimmün tiroid hastalığı öyküsü bulunanlar, Tip 1 diyabet hastalığı olan kadınlar, yüksek doz boyun radyasyonu veya hipertiroidizm tedavisi görenler gebeliği sırasında tiroid rahatsızlığı için diğer kadınlara göre daha yüksek risk altındadır. Bu durumda gebelik planlarken ve/ veya gebe olduğunu öğrendiğinde en kısa süre gerekli incelemeler için hekime başvurmalı” diye konuştu.</p>
<figure id="attachment_3395" aria-describedby="caption-attachment-3395" style="width: 195px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3395 " src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-214x300.jpg" alt="" width="195" height="273" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-214x300.jpg 214w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-732x1024.jpg 732w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-768x1075.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-1098x1536.jpg 1098w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-1463x2048.jpg 1463w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-696x974.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501-1068x1495.jpg 1068w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/08/Melis-Koçer-Yazici-scaled-e1628514616501.jpg 1632w" sizes="auto, (max-width: 195px) 100vw, 195px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3395" class="wp-caption-text">Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı</figcaption></figure>
<h4><strong>TİROİD ÇOK ÇALIŞIYORSA…</strong></h4>
<p>Hipotiroidizmi olduğu bilinen bir kadının yetersiz tedavisi veya hipertiroidi olan bir kadının anti-<a href="https://doctorsbpm.com/tiroid-hastaliklari-goz-sorunlari-yaratiyor/" target="_blank" rel="noopener">tiroid</a> ilaçlarla aşırı tedavisi nedeniyle gebelik sırasında  hipotiroidi semptolarının ortaya çıkabileceğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Koçer Yazıcı, “Kadınların yaklaşık yüzde 2,5&#8217;inde TSH değeri 6 mIU/L’nin üzerinde olacak şekilde hafif ve yüzde 0.4&#8217;ününde de 10 mIU/L&#8217;nin üzerinde artış gözlenebilir” dedi. Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi edilen hipotiroidizmde düşük riskinin artabileceğini işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Koçer Yazıcı, “Ayrıca maternal anemi, miyopati (kas ağrısı, halsizlik), konjestif kalp yetmezliği, preeklampsi, plasental anormallikler ve doğum sonu kanama da olası riskler arasında geliyor” dedi.</p>
<h4><strong>BEBEĞİN GELİŞİMİNİ DE ETKİLİYOR</strong></h4>
<p>Tiroid hormonunun bebekte beyin gelişimi için kritik öneme sahip olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:</p>
<p>“Konjenital hipotiroidizm, hemen fark edilmez ve tedavi edilmezse çocukta ciddi bilişsel ve gelişimsel anormalliklere neden olabilir. Erken tedavi ile bu gelişimsel anormallikler büyük ölçüde önlenebilir. Annede tedavi edilmeyen şiddetli hipotiroidi, bebekte beyin gelişiminin bozulmasına neden olabilir. Tüm kadınların gebelik sırasında hipotiroidizm taranması konusunda maalesef günümüzde bile genel bir fikir birliği yoktur. Bilenen hipotiroidizmi olan kadınlar, gebelik tespit edilince TSH testi yaptırmalı ve hekimleriyle sürekli iletişim içinde olmalıdır.”</p>
<h4><strong>DÜŞÜK RİSKİ DOĞURABİLİYOR</strong></h4>
<p>Genel olarak, doğurganlık çağındaki kadınlarda hipertiroidizmin en yaygın nedeni olan Graves hastalığının gebelerin yaklaşık yüzde 0.2&#8217;sinde görülen bir sorun olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı, “Bunun dışında gebeliğe bağlı çok yüksek hCG seviyeleri erken gebelikte ‘’geçici hipertiroidizm’’e neden olabilir. Doğru tanı, öykü, fizik muayene ve laboratuvar testleriyle konulabilir” dedi. Yetersiz tedavi alan hipertiroidli gebelerde, erken doğum ve preeklampsi olarak bilinen ciddi komplikasyonların daha sık gözlenebildiğini hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı konuyla ilgili şunları anlattı: “Graves hastalığı ilk trimesterde de ortaya çıkabileceği gibi; tiroid bezi bozukluğu olduğu bilinen bir kadında bu süreçte semptomlar ve klinik alevlenebilir. Bu noktada doğru tedavi son derece önemlidir. Yetersiz tedavi durumunda, erken doğum ve preeklampsi riskinin yanında, gebelik sırasında aktif Graves hastalığı olan kadınların, tiroid fırtınası olarak bilinen hipertiroidizmin çok şiddetli semptomları ile karşılaşma riski daha yüksektir. Graves hastalığı genellikle gebeliğin üçüncü trimesterinde iyileşir ve doğum sonrası dönemde kötüleşebilir. Bu nedenle Graves hastalığı olan kadınların doktorlarına tıbbi geçmişleri hakkında ayrıntılı bilgi vermesi çok önemlidir.”</p>
<h4><strong>ŞİKAYETLER KARIŞTIRILABİLİYOR</strong></h4>
<p>Hızlı ve düzensiz kalp atışı, titreyen eller, yeterli kilo alamama ya da kilo kaybı olanların hipertiroidden şüphelenerek doktorlarını bilgilendirmesi gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı, bir diğer tiroid sorunu olan hipotiroidi konusunda şu bilgileri verdi: “Hipotiroidi belirtileri, genellikle hipotiroidizmi olan kadınlarla gebe kadınlar için aynıdır. Aşırı yorgunluk, soğukla baş etmede sorun, kas krampları, şiddetli kabızlık, hafıza veya konsantrasyon ile ilgili sorunlar bu semptomlar arasında sayılabilmektedir. Bunlar da gebelik semptomlarıyla oldukça karışmaktadır” diye konuştu.</p>
<h4><strong>TEDAVİ KİŞİYE ÖZEL OLMALI</strong></h4>
<p>İdeal olarak gebelik öncesinde yani prekonsepsiyonel dönemde, hipotiroidisi olduğunu bilen kadınların kullandıkları ilaç dozlarının düzenlenmesi için doktorlarına başvurması gerektiğinin altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melis Koçer Yazıcı sözlerine şöyle tamamladı:</p>
<p>“Kullanılan ilaç gereksinimleri hamilelik sırasında sıklıkla, ortalama yüzde 25-50 oranında artar. Kadının hamilelik boyunca normal tiroid fonksiyonuna sahip olduğundan emin olmak için gebeliğin ilk trimesterinde yaklaşık 4 haftada bir tiroid fonksiyon testleri kontrol edilmelidir. Doğumdan hemen sonra da hekim kontrollünde kullanılan ilaç dozları yeniden düzenlenmesi gerekir. Prenatal vitaminlerin tiroid hormonunun gastrointestinal sistemden emilimini bozabilecek demir ve kalsiyum içerdiğini bilmek de önemlidir. Graves hastalığı öyküsü olan ve radyoaktif iyot (RAI) veya cerrahi olarak tiroidektomi ile tedavi edilen kadınlarda, gebelikte erken evrede Graves antikorları (TRAb) test edilerek risk değerlendirmesi yapılmalıdır. Antikorlar yüksekse, 18-22. haftalarda takip testi önerilir ve antikorlar hala yüksekse, fetal ve neonatal izleme ihtiyacını değerlendirmek için 30-34. haftalarda ek takip önerilir. Hafif hipertiroidizmde hem anne hem de bebek iyi durumda olduğu sürece, genellikle tedavi olmaksızın yakından izlenir. Tiroid cerrahisi nadiren gereklidir. Gerekirse, ideal olarak gebeliğin ikinci trimesterinde yapılmalıdır. Radyoaktif iyot tedavisi ise hamilelik sırasında kesinlikle kullanılmamalıdır.”</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/gebelikte-tiroid-hastaliklarina-dikkat/">Gebelikte tiroid hastalıklarına dikkat!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/gebelikte-tiroid-hastaliklarina-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meme küçültme işleminde yeni yöntem</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/meme-kucultme-isleminde-yeni-yontem/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/meme-kucultme-isleminde-yeni-yontem/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 10:04:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[anestezi]]></category>
		<category><![CDATA[boyun]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[fitik]]></category>
		<category><![CDATA[gogus]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalik]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kemik]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[meme]]></category>
		<category><![CDATA[Memekucultme]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[Omurga]]></category>
		<category><![CDATA[Omuz]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[people]]></category>
		<category><![CDATA[Plastik]]></category>
		<category><![CDATA[Rekonstrüktif]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[seker]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meme küçültme işleminde yeni yöntem&#8230; Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, meme küçültme ameliyatında yeni bir yöntem geliştirdi. &#160; Meme küçültme işleminde yeni yöntem&#8230; Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, özellikle menopoz sonrası ileri yaşta, kilo problemi olan hastaların, meme küçültme ameliyatını güvenli bir şekilde yapmak ve sonrasında yaşam konforlarını yükseltmek için yeni [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/meme-kucultme-isleminde-yeni-yontem/">Meme küçültme işleminde yeni yöntem</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Meme küçültme işleminde yeni yöntem&#8230; Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, meme küçültme ameliyatında yeni bir yöntem geliştirdi.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Meme küçültme işleminde yeni yöntem&#8230; Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, özellikle menopoz sonrası ileri yaşta, kilo problemi olan hastaların, <a href="https://doctorsbpm.com/dogum-sonrasi-estetik-kaygilari-artiyor/" target="_blank" rel="noopener">meme</a> küçültme ameliyatını güvenli bir şekilde yapmak ve sonrasında yaşam konforlarını yükseltmek için yeni bir yöntem geliştirdi.</p>
<p>Yayımlanan çalışmasında hastalarda ameliyat süresinin çok önemli olduğuna değinen Doç. Dr. Kelahmetoğlu, yöntem sayesinde ameliyatların daha kısa sürdüğünü ve kişinin 2-3 gün içinde normal hayatına dönebildiğini dile getirdi. Doç. Dr. Kelahmetoğlu, 74 yaşındaki bir hastaya da uygulanan yöntemden kişilerin genel olarak memnun kaldığını aktardı.</p>
<figure id="attachment_3367" aria-describedby="caption-attachment-3367" style="width: 199px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3367" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-199x300.jpg" alt="" width="199" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-199x300.jpg 199w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-680x1024.jpg 680w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-768x1157.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-1020x1536.jpg 1020w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-1360x2048.jpg 1360w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-696x1048.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794-1068x1608.jpg 1068w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/07/dr-Osman-Kelahmetoglu-scaled-e1626083385794.jpg 1504w" sizes="auto, (max-width: 199px) 100vw, 199px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3367" class="wp-caption-text">Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu</figcaption></figure>
<p>Meme büyüklüğünün insanların sosyal yaşamlarını olumsuz etkilediğine dikkat çeken <a href="https://yeditepe.edu.tr/" target="_blank" rel="noopener">Yeditepe Üniversitesi</a> Koşuyolu Hastanesi, Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, “Omuz, boyun ve sırt ağrıları hastaların en çok şikâyet edilen konuların başında geliyor. Bu ağrılara bel ve boyun fıtıkları da eşlik edebiliyor. Ayrıca, meme altındaki pişikler de oldukça rahatsızlık veriyor. Memelerinin büyüklüğünden şikâyet eden kadınlara 18 yaşından itibaren küçültme ameliyatları yapılabiliyor. Eğer ek bir hastalığı yoksa 40-45 yaşına kadar bu ameliyatları güvenli bir şekilde yaptırabilir” dedi.</p>
<h4><strong>Omurga sorunları riski artıyor</strong></h4>
<p>Özellikle ileri yaşta bu ameliyatların yapılmasının daha da önem arz ettiğine değinen Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Çünkü menopozdan sonra memenin de şekli değişir. İçindeki meme dokusu azalır, yağ dokusu artar. Bununla birlikte yaş ilerledikçe insanlar daha az hareket ettiği için kilo da artmaya başlıyor. Kas ve kemik gücündeki azalmaya bağlı olarak omurga sorunları gelişebiliyor. Bu durum da hayatı ciddi rahatsız eder” diye konuştu.</p>
<h4><strong>İleri yaştakiler ameliyattan korkmasın</strong></h4>
<p>İleri yaştakilerin meme küçültme ameliyatı olmaktan korktuğunu, çekindiği belirten Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Öncelikle bu ameliyatlardan korkulmaması gerektiğini bilmeliler. Üstelik meme küçültmeyle birlikte hayatlarına gelecek sağlık ve konfor bu cerrahinin önemini daha da artıyor. Ameliyat öncesi hastanın genel bir değerlendirmesi yapılır. Ek hastalıkları, kullandığı ilaçları öğrenilerek ameliyat sonrasında olası riskleri incelenir. Anestezi doktoru yaptığı değerlendirmede ‘ameliyata uygun değil’ raporu vermesi durumunda ameliyat yapılmıyor. Ancak şunun altını çizmek gerekirse, şeker, tansiyon rahatsızlığı durumunda da ameliyat güvenli bir şekilde yapılabiliyor. Geliştirdiğim yöntem ile ameliyatın daha kısa sürede tamamlanmasını sağlayarak anestezinin olası riskleri azaltılıyor ve hasta konforunu artırmaya odaklanıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<h4><strong>Vücuda göre oranlı olmalı</strong></h4>
<p>Meme küçültme işleminde boyutun kişinin vücuduyla orantılı olmasına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken Doç. Dr. Osman Kelahmetoğlu, sözlerine şöyle devam etti:  “Boyunda bulunan çukurdan (sternal çentik) meme ucuna olan mesafe normalde yaklaşık 20-24 santimetre arasında değişir. Büyük memelerde bu mesafe 30-40 santime kadar çıkılabiliyor. Öncelikle kadının vücuduna göre orantısız olup, olmadığına belli parametrelere göre bakılır. Ameliyat öncesi ölçümlerde meme hariç göğüs çevresinin ölçüsü alınarak genel muayene yapılır. Bu, hastanın beden ölçüsünü verecektir ve ameliyattan sonra değişmeyecektir. Ameliyat sonrası sadece cup-size dediğimiz ölçü değişir” dedi.</p>
<h4><strong>Hastayı rahatlatacaktır</strong></h4>
<p>Ameliyattan çıkınca o bölgede ağrı olacağını söyleyen Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Fakat hasta ilk ayağa kalkışında bir ‘oh’ diyecektir. Farkı hemen hissedecektir. Çünkü bazen 1 bazen de 6 kilo yükü bir anda alınmış  oluyor. Ameliyat aksamı çoğu hasta o ağırlığın üzerinden alındığını fark edince ameliyat ağrısını dahi unutuyor. Hasta 2-3 gün içinde, özel sutyen giymek suretiyle normal hayatına dönebiliyor. Ancak bu süre kişiden kişiye ve ameliyatın tekniğine göre değişebiliyor” diye konuştu.</p>
<h4><strong>Geliştirilen yöntemin detayları</strong></h4>
<p>Geliştirdiği tekniğe ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Özellikle menopoz sonrası, ileri yaşta ve kilolu hastalar için basitleştirilmiş bir yöntem geliştirmeye çalıştık. Çünkü ileri yaş, birçok kişide ek hastalığın ortaya çıkması, obezite, diyabet gibi kişinin sağlık durumunu etkileyecek rahatsızlıkların ortaya çıkması anlamına geliyor. Bu durumda çok büyük memeye sahip olan hastalar için ameliyat süresi uzayabiliyor. Bu da daha fazla anestezi anlamına geliyor. Dolayısıyla ameliyatın süresi uzadıkça gelişme riski artan pıhtı atma vb. gibi ameliyata bağlı oluşabilecek riskleri azaltmak için operasyon süresini kısaltmak gerekiyor. Bu yöntemle birlikte süre kısalıyor. Hastanın beklentisini karşılayacak şekilde memeye şeklini daha kısa sürede vermiş oluyoruz” ifadelerini kullandı.</p>
<h4><strong>74 yaşındaki hastaya uygulandı</strong></h4>
<p>Yöntemi şu ana kadar 30 hastada (23’ü makalede yer alan) başarıyla uyguladığını aktaran Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Kelahmetoğlu, “Hastalar sonuçlardan oldukça memnun. Elbette ileri yaşta örneğin 70’li yaşlarda deri sarkmasından dolayı meme kabul edilebilir şeklinden uzaklaşabiliyor. Ancak bu grup hastalarda önemli olan nokta ağırlığı almak olduğu için bu hasta grubu da sonuçtan memnun oluyor. Bu yöntemi uyguladığımız hastaların en yaşlısı 74 yaşındaydı. Bugün artık hastalarımızın çocukları ve torunları bize ulaşıyor ve çözüm arıyor.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/meme-kucultme-isleminde-yeni-yontem/">Meme küçültme işleminde yeni yöntem</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/meme-kucultme-isleminde-yeni-yontem/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeker ameliyatlarında endişeli artış</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/seker-ameliyatlarinda-endiseli-artis/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/seker-ameliyatlarinda-endiseli-artis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2021 19:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[DSÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalik]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[hijyen]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[ilac]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[maske]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[mesafe]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hasta]]></category>
		<category><![CDATA[stent]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Alper Çelik]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3093</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şeker ameliyatlarında endişeli artış!.. COVID-19 olmaktan korkan şeker hastaları 17 günlük kısıtlamada ameliyat olmak tüm randevuları doldurdu. Şeker ameliyatlarında endişeli artış!.. COVID-19&#8217;dan dolayı hastanede yatan ağır hastaların büyük bölümünü diyabet hastaları oluşturuyor. Bu nedenle COVID-19 olmaktan korkan şeker hastaları 17 günlük kısıtlamada ameliyat olmak tüm randevuları doldurdu. Şeker hastalarının COVID-19’a karşı herkesten daha dikkatli olması [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/seker-ameliyatlarinda-endiseli-artis/">Şeker ameliyatlarında endişeli artış</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 dir="auto">Şeker ameliyatlarında endişeli artış!.. COVID-19 olmaktan korkan şeker hastaları 17 günlük kısıtlamada ameliyat olmak tüm randevuları doldurdu.</h3>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Şeker ameliyatlarında endişeli artış!.. COVID-19&#8217;dan dolayı hastanede yatan ağır hastaların büyük bölümünü diyabet hastaları oluşturuyor. Bu nedenle COVID-19 olmaktan korkan şeker hastaları 17 günlük kısıtlamada ameliyat olmak tüm randevuları doldurdu. Şeker hastalarının COVID-19’a karşı herkesten daha dikkatli olması gerektiğini belirten <strong><a href="http://www.mecev.org/" target="_blank" rel="noopener">Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı</a> Başkanı Prof. Dr. Alper Çelik</strong>, “Dünya Sağlık Örgütü’nün de açıkladığı gibi COVID-19 en ağır diyabetik hastalarda seyrediyor. Corona virüs ayrıca şekeri yükseltiyor. 120 olan şeker Corona virüs geçirende 175’lere kadar çıkıyor” dedi.</div>
<div dir="auto">
<figure id="attachment_3094" aria-describedby="caption-attachment-3094" style="width: 193px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941.jpeg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3094" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941-193x300.jpeg" alt="" width="193" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941-193x300.jpeg 193w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941-660x1024.jpeg 660w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941-768x1191.jpeg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941-990x1536.jpeg 990w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941-696x1079.jpeg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1619781173_Prof.Dr_.Alper___elik1-scaled-e1619895242941.jpeg 1011w" sizes="auto, (max-width: 193px) 100vw, 193px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3094" class="wp-caption-text">Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Prof. Dr. Alper Çelik</figcaption></figure>
</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">COVID-19’dan korkan şeker hastalarının ameliyatlara büyük ilgi gösterdiğini aktaran Prof. Dr. Alper Çelik, “Kısıtlamayı fırsat bilen ameliyat randevusu aldı. Şimdiden tüm günler doldu. Biz de Corona olmayın, ameliyat olun diyerek hastalarımızı teşvik ediyoruz” diye konuştu.</div>
<h4 dir="auto"><strong>Hasta sayısı 4 kat arttı</strong></h4>
<div dir="auto">Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) de diyabet konusunda uyarı yaptığını aktaran Prof. Dr. Çelik, “Dünya genelinde son 40 yılda diyabet hastalarının sayısının 4 katına çıktı. Erken ölme riski düşeceğine artan tek büyük bulaşıcı olmayan hastalık olarak dikkat çekildi. Ayrıca DSÖ’nün de açıkladığı gibi COVID-19&#8217;dan dolayı hastanede yatan ağır hastaların büyük kısmında diyabet var” dedi.</div>
<h4 dir="auto"><strong>İki kat dikkatli olsunlar</strong></h4>
<div dir="auto">Prof. Dr. Çelik, diyabet hastası olup koroner damar hastalığı bulunanların ise iki kat dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunarak “Çünkü bu hastalık, damar tıkanıklığı nedeniyle de insanların hayatlarını kaybetmelerine neden oluyor. Bu nedenle özellikle de kalbinde stent olanlar, kalp ameliyatı geçirenler özen göstermeli” ifadelerini kullandı.</div>
<div dir="auto">
<h4 dir="auto"><strong>Egzersizi unutmamalı</strong></h4>
</div>
<div dir="auto"><a href="https://doctorsbpm.com/huzursuz-bacak-sendromuna-dikkat/" target="_blank" rel="noopener">Diyabet</a> hastalarının kan şekeri regülasyonuna dikkat etmeleri gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Alper Çelik, “Maske, mesafe, hijyen gibi herkesin uyması gerekenlerin yanı sıra sağlıklı yemeğini, egzersizini, ilaçlarını ihmal etmemeli. Damar hasarı varsa doktor önerisiyle kan sulandırıcı ilaçlarını kullanmalılar” diye konuştu.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">
<div id="_5qSNYIz3HOWBi-gP78Kb6AU42" class="mWyH1d FXMOpb" tabindex="0" role="button" aria-controls="_5qSNYIz3HOWBi-gP78Kb6AU41" aria-expanded="true">
<h4 class="cbphWd match-mod-horizontal-padding" data-kt="KjKghIzO3qGH7p0BipTVgJGo653CAa2Yz7GzjdKlsQHO0vSg6db_3roB-_SQiOOrofL1AQ" data-hveid="CAsQDw" data-ved="2ahUKEwiMgreLlanwAhXlwAIHHW_hBl0Quk4oAHoECAsQDw"><strong>Kaç tip şeker hastalığı vardır?</strong></h4>
</div>
<div id="_5qSNYIz3HOWBi-gP78Kb6AU43" class="y8URue" data-hveid="CAsQEA" data-ved="2ahUKEwiMgreLlanwAhXlwAIHHW_hBl0Qu04oAXoECAsQEA">
<div id="14">
<div class="wDYxhc" data-md="61">
<div class="LGOjhe" role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CBAQAA"><span class="ILfuVd NA6bn"><span class="hgKElc">İsveç ve Finlandiya&#8217;da yapılan bir araştırmada uzmanlar, diyabetin (şeker hastalığı) aslında beş farklı türü olduğunu tespit etti ve her bir türe yönelik farklı tedaviler geliştirilebileceği sonucuna vardı. Diyabet normalde tip 1 ve tip 2 diye iki farklı gruba ayrılıyor.</span></span></div>
</div>
<div role="heading" data-attrid="wa:/description" aria-level="3" data-hveid="CBAQAA">
<div id="_5qSNYIz3HOWBi-gP78Kb6AU29" class="gy6Qzb oNjtBb V1sL5c" aria-labelledby="_5qSNYIz3HOWBi-gP78Kb6AU30">
<div>
<div id="_5qSNYIz3HOWBi-gP78Kb6AU31" class="y8URue" data-hveid="CAsQBA" data-ved="2ahUKEwiMgreLlanwAhXlwAIHHW_hBl0Qu04oAXoECAsQBA">
<div id="5">
<div class="wDYxhc" data-md="83">
<div class="di3YZe">
<h4 class="co8aDb XcVN5d" role="heading" aria-level="3"><strong>Diyabet (Şeker Hastalığı) belirtileri nelerdir?</strong></h4>
<div class="RqBzHd">
<ul>
<li>Halsizlik ve yorgunluk hissi.</li>
<li>Hızlı ve istemsiz kilo kaybı</li>
<li>Bulanık görme.</li>
<li>Ayaklarda uyuşma ve karıncalanma şeklinde rahatsızlık hissi.</li>
<li>Yaraların normalden daha geç iyileşmesi.</li>
<li>Ciltte kuruluk ve kaşıntı</li>
<li>Ağızda aseton benzeri koku oluşumu.</li>
</ul>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/seker-ameliyatlarinda-endiseli-artis/">Şeker ameliyatlarında endişeli artış</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/seker-ameliyatlarinda-endiseli-artis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bu gıdalar obeziteye davetiye çıkıyor</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/bu-gidalar-obeziteye-davetiye-cikiyor/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/bu-gidalar-obeziteye-davetiye-cikiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2021 16:42:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Vitaminler]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[Dyt. İrem Aksoy]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[eklem rahatsızlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[Istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[kalp damar hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[karaciğer yağlanması]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[vücut yağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://doctorsbpm.com/?p=2331</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünyadaki obezite oranı ve sağlıksız beslenme arasında doğru orantılı bir denge bulunuyor. Sağlıklı beslenmenin yetersiz olduğu popülasyonlarda obezite, dolayısıyla beraberinde getirdiği diyabet, kalp damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, eklem rahatsızlıkları gibi birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya kalınabiliyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy ultra işlenmiş gıdalar yoluyla sağlıksız beslenmenin nelere [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/bu-gidalar-obeziteye-davetiye-cikiyor/">Bu gıdalar obeziteye davetiye çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Dünyadaki obezite oranı ve sağlıksız beslenme arasında doğru orantılı bir denge bulunuyor.</h3>
<p>Sağlıklı beslenmenin yetersiz olduğu popülasyonlarda obezite, dolayısıyla beraberinde getirdiği diyabet, kalp damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, eklem rahatsızlıkları gibi birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya kalınabiliyor.</p>
<p><em><strong>İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. İrem Aksoy ultra işlenmiş gıdalar yoluyla sağlıksız beslenmenin nelere yol açtığını anlattı.</strong></em></p>
<p>Dyt. Aksoy, &#8220;Beden sağlığı açısından hedeflenmesi gereken en önemli adım sağlıklı, yeterli ve dengeli beslenmektir. Dünyada ve ülkemizde ne yazık ki sağlıklı ve dengeli beslenmenin istenilen düzeyde yürütülemediği nüfustaki obezite oranlarından anlaşılmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü obeziteyi “sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi” olarak tanımlanmaktadır. Obezite tüm dünyada yaygın bir şekilde görülen ciddi bir sağlık problemidir. Dünyadaki obezite oranı ve sağlıksız beslenme arasında doğru orantılı bir denge bulunuyor. Böylelikle sağlıklı beslenmenin yetersiz olduğu popülasyonlarda obezite, dolayısıyla beraberinde getirdiği diyabet, kalp damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, eklem rahatsızlıkları gibi birçok sağlık sorunu ile karşı karşıya kalınabiliyor. Sağlıklı ve dengeli bir beslenme planını sürdürmek öncelikle obeziteye ve beraberinde getirdiği sağlık problemlerine karşı önlem almanızı sağlar’’ dedi.</p>
<p><strong>Dengeli ve yeterli beslenme nedir?</strong></p>
<p>Ülkemize özgü geliştirilmiş beslenme modeline göre; tahıl grubu, süt ve süt ürünleri, meyve-sebzeler ve protein grubundan besinlerin dengeli ve yeterli şekilde bulunmasıdır.</p>
<p><strong>Buna ek olarak;</strong></p>
<ul>
<li><em>Diyette taze sebze ve meyveleri porsiyonlara dikkat ederek tüketmeye özen göstermek,</em></li>
<li><em>Günde birkaç porsiyon tahıl grubundan besinleri tüketmek,</em></li>
<li><em>Yeterli miktarda süt ve süt ürünleri tüketmek,</em></li>
<li><em>Diyetle yağ alımını sınırlandırmak; doymuş yağları kısıtlamak, doymamış yağları yeterli ve dengeli bir şekilde beslenmeye dahil etmek,</em></li>
<li><em>İstenilmeyen derecede tuzlu, şekerli, yağlı ve basit karbonhidratlı besinlerden uzak durmak,</em></li>
<li><em>Diyette işlenmiş gıdaları ve alkolü minimalize etmek,</em></li>
<li><em>Yemeklerin hazırlanmasında hijyene dikkat etmek ve sağlıklı pişirme yöntemlerini kullanmak.</em></li>
</ul>
<p><strong>Sağlıklı ve dengeli beslenmeyi mümkün kılmayan nedenler nelerdir?</strong></p>
<p>Sağlıklı beslenmeyi engelleyen en önemli faktörlerden biri zaman problemidir. Özellikle yoğun işlerde çalışan insanların sağlıklı ev yemeğine ulaşması ve sağlıklı tercihler yapması oldukça zor olabiliyor. Diğer yandan ekonomik nedenler de sağlıklı beslenmenin önünde bir engeldir. Sağlıklı besinlere ulaşmak her toplumda kolay olmayabiliyor.</p>
<p>Bu durumda ultra işlenmiş gıdaların; ekonomik, kolay ulaşılabilir, ilgi çekici ve daha hızlı tüketilebilir olması sağlıksız beslenmeye yönelimi artırıyor.</p>
<p>Ultra işlenmiş gıdalardan bahsetmek gerekirse; cipsler, paketli atıştırmalıklar, şekerlemeler, tatlandırılmış ve gazlı içecekler, dondurulmuş ve raf ömrü uzun yiyecekler kısacası trans yağ, katkı ve koruyucu maddeler içeren bir dizi işlem görmüş besinlerdir. Bu gıdaları sağlıklı beslenme açısından değerlendirecek olursak, toplam yağ, doymuş yağ, şeker ve tuz içeriği yüksek, ancak protein ve diyet lif içeriği düşük besinlerdir. Bu durumda ultra işlenmiş gıdalara sağlıklı beslenme listesinde sınırlandırmak hatta yer vermemek gereklidir.</p>
<p><strong>Yapılan çalışmalara göre ultra işlenmiş gıdaların ve bulunan emülgatörlerin yarattığı etkiler:</strong></p>
<ul>
<li><em>Kan şekerini yükseltebilir,</em></li>
<li><em>Kısa süreli tokluğun ardından hemen aşırı açlığa neden olabilir,</em></li>
<li><em>Vücut yağ ağırlığını artırabilir,</em></li>
<li><em>Karaciğer ve böbrek başta olmak üzere organlara zarar verebilir,</em></li>
<li><em>Kolesterolü yükseltebilir,</em></li>
<li><em>Sindirim sistemi rahatsızlıklarına sebep olabilir,</em></li>
<li><em>Hızlı yemeye sebep olduğundan aşırı yeme problemi yaratabilir.</em></li>
</ul>
<p><strong>Geçtiğimiz yıl yapılan bir klinik çalışmanın sonucuna göre;</strong></p>
<p>Ultra işlenmiş gıdalarla beslenen deneklerin gün geçtikçe enerji alımlarında artış gözlemlenmiş ayrıca işlenmemiş diyetle beslenenlere göre de kilo artışı ve vücut yağ artışı tespit edilmiş. Ultra işlenmiş gıdaların tüketiminin sınırlandırılması; daha az enerji alımı, daha fazla vücut yağı-kilo kaybı sağlayabilir ayrıca obezitenin önlenmesi ve tedavisi için etkili bir strateji olabilir. Tükettiğiniz besinlerin etiketlerini okumak sizlere farkındalık kazandıracak, artık besin seçimlerinizde daha doğru ve sağlıklı seçimler yapabileceksiniz.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/bu-gidalar-obeziteye-davetiye-cikiyor/">Bu gıdalar obeziteye davetiye çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/bu-gidalar-obeziteye-davetiye-cikiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
