<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<atom:link href="https://doctorsbpm.com/tag/npistanbul-beyin-hastanesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/npistanbul-beyin-hastanesi/</link>
	<description>Sağlık çalışanlarının sesi ve gücü olmak için yola çıktık. Sorunlarınızı bize bildirin, çözüme giden yolda birlikte adım atalım... Doctors BPM sektörün en çok okunan dergisi...</description>
	<lastBuildDate>Sat, 01 May 2021 19:16:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-512-32x32.jpg</url>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/npistanbul-beyin-hastanesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yalnız mısınız yoksa tek başına mı?</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/yalniz-misiniz-yoksa-tek-basina-mi/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/yalniz-misiniz-yoksa-tek-basina-mi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 May 2021 19:16:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[Gülçin Şenyuva]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[NPİSTANBUL Beyin Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[people]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal yalnızlık]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3097</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yalnız mısınız yoksa tek başına mı? Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, yalnızlık ve tek başınalık kavramlarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Yalnız mısınız yoksa tek başına mı? Tek başınalık birey tarafından tercih edilirken yalnızlık ise bireyin sosyal ilişkilerinin bozulması sonucu oluşan, hoş olmayan ve seçilmemiş bir durum olarak ortaya çıkıyor. Kısa süreli, durumsal ve kronik olmak [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/yalniz-misiniz-yoksa-tek-basina-mi/">Yalnız mısınız yoksa tek başına mı?</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Yalnız mısınız yoksa tek başına mı? Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, yalnızlık ve tek başınalık kavramlarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.</h3>
<p>Yalnız mısınız yoksa tek başına mı? Tek başınalık birey tarafından tercih edilirken yalnızlık ise bireyin sosyal ilişkilerinin bozulması sonucu oluşan, hoş olmayan ve seçilmemiş bir durum olarak ortaya çıkıyor. Kısa süreli, durumsal ve kronik olmak üzere yalnızlığın zaman açısından üç türü olduğunu belirten uzmanlar, yalnızlığın depresyon, kaygı, intihar, yaşam doyumu, umutsuzluk, utangaçlık, internet kullanımının fazla olması ve stres gibi faktörlerle ilişkili olduğuna dikkat çekiyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, yalnızlık ve tek başınalık kavramlarına ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.</p>
<h4><strong>Yalnızlık insan için doğal mı?</strong></h4>
<p>İnsanın sosyal bir canlı olduğunu vurgulayan <a href="https://npistanbul.com/tibbi-kadro/gulcin-senyuva" target="_blank" rel="noopener">Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva</a>, “Her yaştaki kişi, diğer kişilerle ilişki kurmak ve etkileşime girmek ister. Oysaki yalnızlık her insan için doğal bir duygudur. İnsan çocukken, gençken, yetişkin ya da yaşlıyken yaşamının herhangi bir döneminde yalnızlık duygusunu yaşayabilir. Yani yalnızlığın insanlar için ortak bir deneyim olduğunu söyleyebiliriz. Yalnızlık kimine göre kimsesizlik, kimine göre romantik ilişkisinin olmaması, kimisi için de tek başına kalmaktır. Psikoloji ve sosyolojide yalnızlık kavramı, tek başına olma kavramından farklı anlam içeriyor.” dedi.</p>
<h4><strong>Yalnızlık ve tek başınalık</strong></h4>
<p>Yalnızlık kavramını kişinin başkaları ile bağlantı kurma ihtiyacının doyurulmamasına verilen duygusal bir karşılık olarak tanımlayan Şenyuva, “Yalnızlıkta duygusal boşluk, özlem, yakınlık ve bu duyguları değiştirme isteği olur. Tek başınalığı ise bireyin geçici sürelerde, gerginlik yaratmayan, kendi kendine yettiği bir durum olarak ifade edebiliriz. Yani yalnızlıkta acı verici olumsuzluklara rağmen, tek başınalıkta yalnızlıktaki duygular yer almıyor. Yalnızlık hemen her zaman kaçınılan, kaygı, öfke, üzüntü ve diğer kişilerden kendini farklı hissetme duygularının eşlik ettiği hoş olmayan bir deneyimdir.” diye konuştu.</p>
<h4><strong>Yalnızlık üçe ayrılıyor</strong></h4>
<p>Yalnızlığın zaman açısından üç türü olduğuna dikkat çeken Şenyuva, “Bir tanesi kısa süreli yalnızlık adı verilen, zaman zaman ortaya çıkan anlık yalnızlık duygusudur. Anlık duygular olduğu için kişi kaygı yaşamaz. İkincisi durumsal yalnızlıktır. Bu tür yalnızlık göç, iş değişikliği ve boşanma gibi sebeplerle ortaya çıkan yalnızlık duygularıdır. Geçiş süresi sona erdiğinde son bulur. Üçüncüsü ise kronik yalnızlıktır. Bireyin uzun yıllar boyunca ilişkilerinden tatmin almamasıyla ortaya çıkan yalnızlık türüdür.” ifadelerini kullandı.</p>
<h4><strong>Tek başınalık bireyin tercihi</strong></h4>
<p>Tek başınalığın birey tarafından seçilen bir durum olduğunu söyleyen Şenyuva, “Yalnızlık ise bireyin sosyal ilişkilerinin bozulması sonucu oluşan, hoş olmayan ve seçilmemiş bir durumdur. Yapılan çalışmalarda yalnızlığın, <a href="https://doctorsbpm.com/depresyon-derin-mutsuzluk-hali-mi/" target="_blank" rel="noopener">depresyon</a>, kaygı, intihar, yaşam doyumu, umutsuzluk, utangaçlık, internet kullanımının fazla olması, stres gibi faktörlerle ilişkili olduğu tespit edildi. Bu tür psikolojik sıkıntıların oluşmasını engelleyebilmek adına, kişilerarası sosyal iletişimin arttırılması en önemli yol olarak biliniyor.” dedi.</p>
<h4><strong>Yalnızlık olumsuz bir duygudur</strong></h4>
<p>Klinik Psikolog Gülçin Şenyuva, duygusal yalnızlığı herhangi bir insana karşı yakın bir bağlılığın olmamasından kaynaklanan, kaygı ve boşluk duygularının görülmesi olarak tanımlayarak sözlerini şöyle tamamladı:</p>
<p>“Sosyal yalnızlık ise sosyal bağlantı ve topluluk duygusunun eksikliği, bir gruba ait olmama, sosyal ilişkiler ağının olmaması halidir. Çünkü insanlar sağlıklı bir <a href="https://doctorsbpm.com/menopoza-girdikten-sonra-duzenli-kontrol-sart/" target="_blank" rel="noopener">ruh sağlığı</a>na sahip olabilmek için tatmin oldukları bir sosyal yaşama ihtiyaç duyuyorlar. Kalabalığın içinde yalnız olmak sosyal yalnızlık kavramı ile ilişkilidir. Kişinin bulunduğu çevrede kendisini yalnız hissetmesiyle başlayarak, bu çevreye karşı geliştirdiği tepkiyle sosyal anlamda faaliyetlerden kaçınarak içinde bulunduğu çevreye ve topluma yabancılaşmış olan kişilerin yaşadığı yalnızlıktır. Yalnızlık olumsuz bir duygu iken tek başınalıkta kişinin kendi isteği ile olan ve kazanımların olduğu bir durumdur. Birey tek başınayken kendisini özgür hisseder. Düşüncelerin önem kazandığı, olgunlaştığı anlar deneyimlenir.”</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/yalniz-misiniz-yoksa-tek-basina-mi/">Yalnız mısınız yoksa tek başına mı?</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/yalniz-misiniz-yoksa-tek-basina-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Canı yanıyor ama önemsemiyor</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/cani-yaniyor-ama-onemsemiyor/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/cani-yaniyor-ama-onemsemiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 14:07:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[antisosyal]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kişilik]]></category>
		<category><![CDATA[Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[NPİSTANBUL Beyin Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[profil]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://doctorsbpm.com/?p=2718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Canı yanıyor ama önemsemiyor. Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, antisosyal kişilik bozukluğu ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. &#160; Canı yanıyor ama önemsemiyor&#8230; Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi, Uzman Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, antisosyal kişilik bozukluğu ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Antisosyal kişilik bozukluğunu, “sadistik, sosyopatik kişilik, psikopatik kişilik bozukluğu gibi çeşitli isimlerle de anılan bir kişilik [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/cani-yaniyor-ama-onemsemiyor/">Canı yanıyor ama önemsemiyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Canı yanıyor ama önemsemiyor. Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, antisosyal kişilik bozukluğu ile ilgili önemli bilgiler paylaştı.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Canı yanıyor ama önemsemiyor&#8230; Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi, Uzman Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, antisosyal kişilik bozukluğu ile ilgili önemli bilgiler paylaştı. Antisosyal kişilik bozukluğunu, “sadistik, sosyopatik kişilik, psikopatik kişilik bozukluğu gibi çeşitli isimlerle de anılan bir kişilik patolojisi” olarak tanımlayan Sera Elbaşoğlu, antisosyal kişilik bozukluğunun iki farklı türü olduğunu söyledi.</p>
<p>Sera Elbaşoğlu, “İlkinde, açıktan aleni suçlar işleyen kişiler yer alırken, diğerinde yüksek işlevsellik gösteren, nazik ve hatta çok başarılı olan kişiler yer alıyor. Tarihte bu durumdaki kişilerin örnekleri de var. Bu kişiler aleni suçlar işlemiyorlar. Çok daha iyi bir profil çizen, zeki, pek fazla dürtüsel hareket etmeyen, planlı hareket eden, insanların suç işleyeceklerini tahmin edemeyeceği kişiler oluyorlar” diye konuştu.</p>
<h4><strong>Zayıflık duygusunu tolere edemiyorlar</strong></h4>
<p>Canı yanıyor ama önemsemiyor, diyoruz&#8230; Her iki grubun da suçu işleme ve zarar verme ile ilgili geniş bir aralığı olduğunu belirten Sera Elbaşoğlu, “Şiddet dolu cinayetler işleyen seri katillerden,   büyük dolandırıcılıklar yapan hırsızlardan ve başka çeşitli ağır suçlar işleyen kişilerden günlük hayatta insanları manipüle eden ve ötekinin sınırlarını çeşitli biçimlerde ihlal eden kişilere kadar geniş bir aralık var.  Bunların hepsinde ortak birtakım özellikler var. Güçlü hissetme ihtiyacını ilk özellik olarak ifade edebiliriz. Zayıflık duygusunu tolere edemiyorlar ve bunun görülmesini de istemiyorlar. İnsanları atlatma, yönetme ve kontrol etme ile ilgili güçlü bir arzuları oluyor” dedi.</p>
<h4><strong>Karşısındaki kişinin hislerini önemsemiyor</strong></h4>
<p>Bu kişilerin kendi duygularını dile getirme yeteneğine sahip olmadıklarını, konuşmak yerine harekete geçtiklerini kaydeden Sera Elbaşoğlu, “Psikopatik kişilerin empati yapmaktan yoksun olduklarına dair genel kanıya rağmen, aslında empati yapabildikleri ancak zarar verdikleri kişinin yaşadığı acıya veya olumsuz herhangi bir duyguya dair sorumluluk ve suçluluk hissetmediklerini, ve utanç duymadıklarını söyleyebiliriz. Ötekine zarar vererek  sınırlarını aşmak o kişi üzerinde güç hissetmesini sağlamakta ve bu güç de öz saygısını pekiştirmektedir. Psikopatlık kişinin biri değerli görebilmesi için koşul karşı tarafta onun ihtiyacının olduğu bir şeyin olması ve o kişinin de bunu kullandırmasıdır. Yani karşıdaki kişi kendisini kullandırması ölçüsünde değerli olabilmektedir. Ayrıca insanları kandırma, manipüle etme konusunda oldukça ustadırlar” ifadelerini kullandı.</p>
<h4><strong>Psikopatik kişiler fazla uyarılmaya ihtiyaç duyuyor</strong></h4>
<p>Sadistik kişiliğin genetik ve fizyolojik bir tarafının olup olmadığının yapılan birtakım araştırmalarla analiz edilmeye çalışıldığını kaydeden Sera Elbaşoğlu, şunları söyledi:</p>
<p>“Genetik bir yönünün olabileceğine işaret eden çalışmalar var; doğuştan getirilen mizaç özelliklerinin bir takım yatkınlıklar doğurabileceği düşünülmekte. Fizyolojik birtakım etkenler var. Yapılan araştırmalarda yüksek uyarılma ihtiyacının, yüksek saldırgan dürtülerin ve hormonlarla ilgili birtakım durumların da bu karakter yapısını ortaya çıkarmakta etken olabileceğinden bahsediliyor. Örneğin uyarılma eşiklerinin yüksek olduğu görülüyor olmasıyla ilgili olarak, normalde birçok insan günlük birtakım aktivitelerden, hobilerden, insanlarla olan etkileşimden, bir konuda başarı kazanmaktan haz duyar ve uyarılma yaşar. Psikopatik insanlar  ise daha yüksek uyarılmaya ihtiyaç duyuyorlar. Daha fazla uyarılma ile haz alıyorlar. Geri kalan her şey onlara sıradan gelme eğiliminde oluyor. Bu uyarılma ihtiyacı aynı zamanda duyarsızlaşma ile ilgili de bir durum yaratıyor. Yüksek uyarılma için, canlı hissetmek için daha keskin yaşantılara ihtiyaç duyabiliyorlar.”</p>
<h4><strong>Tekrarlayan suç işleme eğilimleri var</strong></h4>
<p>Psikopatik kişilerin aynı zamanda deneyimden de öğrenebilen insanlar olmadıklarını vurgulayan Sera Elbaşoğlu, “Bu durum aynı zamanda suçların tekrarını da açıklayamaya yardımcı bir özellik. Örneğin bir kişi suç işliyor, cezaevine girip çıkıyor ve ertesi gün yine suç işliyor. Psikopatik kişilerin çoğunda hapishane yaşantısının ve ceza almanın çok bir önemi olmuyor. Bu kişilerin psikoterapisi de güçtür ve ne kadar fayda gördükleri de aslında tartışmalı bir konudur. Çoğunlukla kendi istekleri ile değişime açık olmazlar” diye konuştu.</p>
<h4><strong>Yaş alınca iyileşme motivasyonları artabiliyor</strong></h4>
<p>Özellikle de bu psikopatik grubun içerisinde açık suç davranışları olmayan, çok şiddetli suçlar işlemeyen insanların 40’lı yaşlara geldiklerinde hormonların yavaşlaması, güçten düşmeleri ve ölümün yaklaşmasıyla birlikte psikoterapiye, iyileşmeye ilişkin motivasyonlarında artış gerçekleştiğinin altını çizen Uzman Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, “Aslında hayat deneyimleri, yaş alma ve olgunlaşmanın kısmi bir faydası oluyor ama bu hepsini kapsamıyor. Görece daha iyi huylu olanlarından bahsedebiliriz” dedi.</p>
<h4><strong>İşledikleri büyük suçlardan gurur duyuyorlar</strong></h4>
<p>Uzman <a href="https://npistanbul.com/tibbi-kadro/sera-elbasoglu">Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, </a>sözlerini şöyle tamamladı: “Bahsettiğimiz aralıkta hırsızlık gibi suçlar ve şiddetli cinayetler de var. Kişilerin büyük suçlarını daha rahat anlattıklarını ama ufak tefek suçlarını anlatmakta çekimserlik gösterdiklerini görmek şaşırtıcı görünmekle birlikte, şiddetli suçların yarattığı güçlülük hissinden dolayı bir anlamda gurur duyuyor ve caka satıyor olmalarından kaynaklanıyor. Aşağılanma, zayıflık ve küçümsenme hissine karşı çok duyarlı olan psikopatlık kişiler bu hisleri deneyimlemekten ve bu şekilde algılanmaktan hiç hoşlanmıyorlar. Güçlü olmak istiyorlar. İnsanları manipüle etme, dolandırma ve onlara zarar vermelerinin altında güçlü hissetme isteği var. Her şeye egemen olma duygusunu sapkın bir şekilde tatmin etme halinin varlığından bahsedebiliriz. Sadistik kişilikte bu gibi durumlar görülüyor.”</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/cani-yaniyor-ama-onemsemiyor/">Canı yanıyor ama önemsemiyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/cani-yaniyor-ama-onemsemiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Örselenmiş kadın sendromuna dikkat!..</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/orselenmis-kadin-sendromuna-dikkat/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/orselenmis-kadin-sendromuna-dikkat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 18:47:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel taciz]]></category>
		<category><![CDATA[Doç. Dr. Nermin Gündüz]]></category>
		<category><![CDATA[Hakaret]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[küfür]]></category>
		<category><![CDATA[Merve İpek]]></category>
		<category><![CDATA[NPİSTANBUL Beyin Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[Örselenmiş Kadın Sendromu]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[travmatik]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://doctorsbpm.com/?p=2562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadına şiddet konusu Merve İpek davası ile bir kez daha Türkiye gündeminde ilk sırada yer aldı. Uzmanlar; dava ile birlikte gündeme gelen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’nun çok boyutlu incelenmesi gerektiğini vurguluyor. Hakaret, küfür ve aşağılanma şeklinde başlayan şiddetin bir süre sonra çok ciddi fiziksel şiddete dönüştüğünü belirten uzmanlar, psikolojik, fiziksel ve cinsel tacize uğrayan kadınların şiddet [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/orselenmis-kadin-sendromuna-dikkat/">Örselenmiş kadın sendromuna dikkat!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Kadına şiddet konusu Merve İpek davası ile bir kez daha Türkiye gündeminde ilk sırada yer aldı. Uzmanlar; dava ile birlikte gündeme gelen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’nun çok boyutlu incelenmesi gerektiğini vurguluyor.</h3>
<p>Hakaret, küfür ve aşağılanma şeklinde başlayan şiddetin bir süre sonra çok ciddi fiziksel şiddete dönüştüğünü belirten uzmanlar, psikolojik, fiziksel ve cinsel tacize uğrayan kadınların şiddet döngüsünden çıkamamaları sonucu öğrenilmiş çaresizlik durumunun başladığını ifade ediyor. Uzmanlar; dava ile birlikte gündeme gelen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’nun çok boyutlu incelenmesi gerektiğini ve şiddet gören kadınlara vakit kaybedilmeden her türlü desteğin sağlanmasının önemini vurguluyor.</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, son günlerde Melek İpek davası ile birlikte gündeme gelen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’nu psikiyatrik açıdan değerlendirerek önemli tavsiyelerde bulundu.</p>
<p>Örselenmiş Kadın Sendromu’nun çok boyutlu incelenmesi gereken ve detaylı olarak üzerinde durulması gereken bir konu olduğuna dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, “Öncelikle çok zor bir vaka olduğunu söylemekte fayda var. Bu tarz vakaları hem polikliniğimizde hem de oldukça sık şekilde literatürde görmeye devam ediyoruz. Vakaları zor kılan ise özellikle çok fazla tarafı olması. Öncelikle evlilik öncesi dönemden itibaren cinsel, psikolojik bazen de bedensel hasara yol açabilecek düzeyde fiziksel şiddete uğradığını ifade eden bir kadın var. Bu olayın mutlaka hukuki, adli tıp ve psikiyatri boyutunu ele almakta fayda var” dedi.</p>
<h4><strong>Öğrenilmiş çaresizlik kadınları depresyona sürüklüyor</strong></h4>
<p>Gündüz, “Şiddet, kadının zihinsel sağlığını ciddi şekilde bozar ve hırpalar. Öğrenilmiş çaresizlik kadına depresyonu getirir” ifadelerini kullandı. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Nermin Gündüz, ‘Bir diğer boyutuyla travma sonrası stres bozukluğunun yani hukuki adıyla bize daha yakın görünen ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’nun ayak seslerini duymaya başlarız’ dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Kadın, yaşadığı bu travmatik olay her defasında tekrarlandığında fiziksel, cinsel ve psikolojik şiddet esnasında korku, dehşet, çaresizlik ve kapana kısılmışlık hisseder. Özellikle cinsel şiddete maruz kalan kadınlarda utanç duygusunu da oldukça yoğun olarak fark ediyoruz. Bu noktada kadının uyku düzeni bozulabilir, eşinin eve geliş saatlerinde ciddi bir tedirginlik hissedebilir. Ayak sesleri ya da kapının açıldığı esnada çıkan anahtar sesi onun için travmatik şiddet döngüsünün her an başlayabileceği ile ilgili bir gösterge olarak kabul edilebilir. Kadın normalde duyabileceği herhangi bir anahtar sesini veya eve doğru yaklaşan herhangi bir ayak sesini eşinin gelişi ile şiddet döngüsünün tekrar başlayacağı şeklinde yorumlar. Bu noktada kadında her an şiddeti yeniden deneyimleyecek miyim korkusu başlar.”</p>
<p>Depresyonda olan, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan, şiddetle ilgili deneyimleri olan kadınlarda pek çok başa çıkma yönteminin görülebildiğini söyleyen Gündüz, “Ailesinden destek isteme ve beklediği desteği görememe, arkadaşlarına utanç sebebiyle durumu anlatamama durumlarında, son davada gördüğümüz gibi çocuklarını ve ailesini koruma pahasına tam bir öğrenilmiş çaresizlik tablosu oluşuyor. Bu noktada kadında adil dünya inancının yıkılışı meydana geliyor. Adalet duygusu incindiğinden dolayı nereye başvurursa başvursun gerçekleşmediğini düşündüğü için tamamen çaresizlik duygusu ve düşüncesi oluşuyor. Bu noktada tablo ‘Örselenmiş Kadın Sendromu’ olarak şekilleniyor’ dedi.</p>
<h4><strong>Kendi adaletlerini sağlama düşüncesi oluşuyor</strong></h4>
<p>Travmatik olaylar yaşayan örselenmiş kadınların adil dünya inançlarının ciddi manada yıkıldığına işaret eden Gündüz, “Melek İpek vakasına baktığımızda şiddet döngüsünün bir tarafında mağdur edilen kişinin çalmadığı kapı kalmadı, pek çok kişiden yardım istedi ama alamadı. Öğrenilmiş çaresizlik içinde devam eden bir şiddet var. Bu kronik ve içerisinden çıkamadığı, yardım da alamadığı bir şiddet. Dünyanın adil bir yer olmadığını düşünen kişide maalesef bir süre sonra Melek İpek davasında olduğu şekilde bir öfke kontrolü ya da kendi adaletini kendi bulma duygusu ve düşüncesi ortaya çıkabiliyor. Bu noktada sıklıkla görmeye alıştığımız kadın cinayetleri haberlerinin yanı sıra şiddet uygulayıp ciddi cezalar alan kişilerin de haberlere konu olması, kadınların cesaretini artırabilir ve adaletle ilgili incinmişlik duygusuna yönelik bir fayda sağlayabilir.</p>
<h4><strong>Şiddet gören kadına vakit kaybetmeden destek sağlanmalı</strong></h4>
<p>Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Gündüz, &#8220;Herkesin önünde küçük düşürücü sözlerle aşağılanmasını fiziksel şiddetin başlayacağının işareti olarak kabul edebiliriz’ dedi.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/orselenmis-kadin-sendromuna-dikkat/">Örselenmiş kadın sendromuna dikkat!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/orselenmis-kadin-sendromuna-dikkat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>COVID-19’dan sonra psikolojik kriz olabilir</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/covid-19dan-sonra-psikolojik-kriz-olabilir/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/covid-19dan-sonra-psikolojik-kriz-olabilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2021 16:04:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[AMATEM]]></category>
		<category><![CDATA[China]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[doctorsbpm]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[endişe]]></category>
		<category><![CDATA[enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[NPİSTANBUL Beyin Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Nesrin Dilbaz]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://doctorsbpm.com/?p=1823</guid>

					<description><![CDATA[<p>Pandemiyle geçen bir yılda 385 sağlık çalışanı Corona virüs mücadelesinde yaşamını yitirdi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “COVID-19, sağlık çalışanları için de ciddi bir travma” dedi. &#160; Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, sağlık çalışanlarının COVID-19 ile her gün [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/covid-19dan-sonra-psikolojik-kriz-olabilir/">COVID-19’dan sonra psikolojik kriz olabilir</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Pandemiyle geçen bir yılda 385 sağlık çalışanı Corona virüs mücadelesinde yaşamını yitirdi. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “COVID-19, sağlık çalışanları için de ciddi bir travma” dedi.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi AMATEM Koordinatörü ve Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, sağlık çalışanlarının COVID-19 ile her gün karşı karşıya geldiğini belirtti. Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “İnsanların tahammülsüzlükleri ve kurallara uymamaları, hastalık oranı ile birlikte sağlık çalışanlarının yükünü artırıyor” diye konuştu.</p>
<p>Toplumun sağlık çalışanlarına özveri ve empati ile yaklaşması gerektiğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, &#8220;COVID toplumda olduğu kadar sağlık çalışanları için de ciddi bir travma. Bunu da bilinmezlikle birlikte uzun dönemdeki sonuçları sisli görünüyor.&#8221; dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada başta doktorlar olmak üzere sağlık çalışanlarının pandemiyle geçen bir yılda zor bir süreçten geçtiğine dikkat çekti. Bu olağanüstü dönemde kendimiz ve sevdiklerimizle ilgili endişe ve kaygı duyduğumuzu vurgulayan Prof. Dr. Nesrin Dilbaz, “Uykularımız düzensizleşti, beslenme alışkanlıklarımız değişti, dikkatimizi toplamakta zorlanıyoruz ve sürekli diken üstünde hissediyoruz. Daha tahammülsüz ve kolayca sinirli tepkiler veriyor olabiliriz. Kaygı bulaşıcıdır ve tüm toplum yaklaşık bir yıldır kaygı dönemini yaşıyor” dedi.</p>
<p>Prof. Dr. Dilbaz, şöyle devam etti: “Yani psikolojik krizden bahsedebiliriz. Tüm topluma baktığımızda anksiyetenin, korkunun, depresyonun, öfkenin, kederin, yasın, madde kullanımının, aile içi çatışmaların, çocuk istismarının ve hatta intihar düşünceleri ile davranışlarının arttığını söyleyebiliriz. Tüm toplumda huzursuz bir enerji olabileceği görülüyor. Bu olumsuz enerjinin ya da korku ve kaygıların toplumda yarattığı durumla iki davranış oluşabilir. İnsanlar durumun ciddiyetinin fark edip daha fazla önlemlere uyarlar ya da zaman zaman gördüğümüz gibi tahammülsüzlüklerinden ve sıkıldıklarından dolayı durumu yadsıyarak önlemlere uymazlar. İşte bu dönemde sağlık çalışanlarının yükü daha da artıyor.”</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/covid-19dan-sonra-psikolojik-kriz-olabilir/">COVID-19’dan sonra psikolojik kriz olabilir</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/covid-19dan-sonra-psikolojik-kriz-olabilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
