<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<atom:link href="https://doctorsbpm.com/tag/sigara/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/sigara/</link>
	<description>Sağlık çalışanlarının sesi ve gücü olmak için yola çıktık. Sorunlarınızı bize bildirin, çözüme giden yolda birlikte adım atalım... Doctors BPM sektörün en çok okunan dergisi...</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jun 2022 20:00:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.2</generator>

<image>
	<url>https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-512-32x32.jpg</url>
	<title>DOCTORS BPM -</title>
	<link>https://doctorsbpm.com/tag/sigara/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Menopoz sonrası oluşacak 5 risk!..</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/menopoz-sonrasi-olusacak-5-risk/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/menopoz-sonrasi-olusacak-5-risk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 20:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Amerikan Ulusal Kadın Sağlığı Çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz]]></category>
		<category><![CDATA[erkek]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[hormon]]></category>
		<category><![CDATA[Hormonal]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[idrar]]></category>
		<category><![CDATA[idrarkacirma]]></category>
		<category><![CDATA[ilac]]></category>
		<category><![CDATA[kan]]></category>
		<category><![CDATA[kas]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[menopoz]]></category>
		<category><![CDATA[Mesane]]></category>
		<category><![CDATA[Osteoporoz]]></category>
		<category><![CDATA[östrojen]]></category>
		<category><![CDATA[progesteron]]></category>
		<category><![CDATA[risk]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[SWAN]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[tuvalet]]></category>
		<category><![CDATA[Vajinal]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3787</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menopoz sonrası oluşacak 5 risk!.. Dr. Öğr. Ü. M. Gökçe Koçer Yazıcı, menopoz döneminde değişen tek şeyin adetin kesilmesi olmadığını söyledi. Menopoz sonrası oluşacak 5 risk!.. Menopoz döneminde değişen tek şeyin adetlerin kesilmesi olmadığını dile getiren Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis Gökçe Koçer Yazıcı, hormon seviyelerinin menopozla birlikte düşmesi ile [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/menopoz-sonrasi-olusacak-5-risk/">Menopoz sonrası oluşacak 5 risk!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Menopoz sonrası oluşacak 5 risk!.. Dr. Öğr. Ü. M. Gökçe Koçer Yazıcı, menopoz döneminde değişen tek şeyin adetin kesilmesi olmadığını söyledi.</h3>
<p>Menopoz sonrası oluşacak 5 risk!.. Menopoz döneminde değişen tek şeyin adetlerin kesilmesi olmadığını dile getiren <a href="http://www.yeditepehastanesi.com.tr/doctor/melis-gokce-kocer-yazici" target="_blank" rel="noopener">Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis Gökçe Koçer Yazıcı</a>, hormon seviyelerinin menopozla birlikte düşmesi ile kadınların yeni sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunarak menopoz sonrası karşılaşılabilecek 5 risk hakkında bilgi verdi.</p>
<figure id="attachment_3789" aria-describedby="caption-attachment-3789" style="width: 209px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-3789 size-medium" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-209x300.jpg" alt="" width="209" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-209x300.jpg 209w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-713x1024.jpg 713w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-768x1104.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-1069x1536.jpg 1069w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-1425x2048.jpg 1425w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-696x1000.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618-1068x1535.jpg 1068w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2022/06/melis-gokce-kocer-scaled-e1654545490618.jpg 1670w" sizes="(max-width: 209px) 100vw, 209px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3789" class="wp-caption-text">Dr. Öğr. Ü. Melis Gökçe Koçer Yazıcı</figcaption></figure>
<p>Adet kanamalarının başlamasıyla sağlıklı bir kadının yumurtalıklarında yaklaşık 400 bin civarında yumurta üretilmeye başlanır, her ay yumurtalardan birkaçı olgunluğa erişir. Yıllar geçtikçe bu sayı azalır. Menopoz döneminde yumurtlama durur ve östrojen-progesteron hormonlarının üretimi kesilir. Böylece kadın artık gebe kalamaz. “Östrojen gibi hormonların koruyucu etkileri olmadan kadınlar kalp hastalığı, kilo alma ve diğer sağlık sorunları için yüksek risk altındadır” diye konuşan Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis Gökçe Koçer Yazıcı, adet döngüsünü düzenli tutan hormon seviyelerinin vücutta ek görevleri olduğunu ve bu hormon seviyelerinin menopozla birlikte düşmesi ile kadınların kalp hastalığı, felç, osteoporoz gibi sağlık sorunları ile karşı karşıya kalacağına işaret etti.  Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, <a href="https://doctorsbpm.com/menopoza-girdikten-sonra-duzenli-kontrol-sart/" target="_blank" rel="noopener">menopozdan</a> önce herhangi bir sağlık sorunu olmasa da, hormonal değişimler sonrasında karşılaşılabilecek 5 sağlık sorununu sıraladı.</p>
<h4><strong>Kalp hastalığı riski fazla</strong></h4>
<p>Kadınlar menopozdan sonra karşılaşabilecekleri en önemli tehlikenin kalp hastalıkları olduğunun altını çizen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı şunları da aktardı: “Amerikan Kalp Derneği (AHA) verilerine göre kadınların yaklaşık üçte birinde kardiyovasküler hastalık gelişiyor ve kalp krizi oranını özellikle menopozdan yaklaşık on yıl sonra artmaya başlıyor. Kan damarlarında östrojen, esnekliğin sağlanmasına ve bu sayede kan akışının, basıncına uyum sağlayarak damarların büzülmeleri ve genişlemelerine yardımcı olur. Östrojen azalmasıyla bu fayda kaybolur. Kan basıncındaki artış gibi arter duvarlarını kalınlaştırabilen diğer değişikliklerle birleştiğinde, kadınların kalpleri aniden savunmasız hale gelir.</p>
<p>AHA’nın çalışmalarına ek olarak Amerikan Ulusal Kadın Sağlığı Çalışması (SWAN)’nın da, kadınların orta yaşlarında yaşadıkları fiziksel, biyolojik, psikolojik ve sosyal değişiklikleri incelediği bir araştırma mevcut. Yapılan bu araştırma ile menopoz sırasında daha erken dönemlerde ateş basması yaşayan kadınların kalp hastalığı riskinin daha yüksek olduğu tespit edilmiş.”</p>
<h4><strong>Hastalıklar için tarama</strong></h4>
<p>“Amerikan Kalp Derneği Dergisi&#8217;nde Şubat 2021&#8217;de yayınlanan bir çalışmada da sık ve kalıcı ateş basmalarının gelecekteki kardiyovasküler hastalıklarla ilişkili olduğu konusunda veriler bulunması ile SWAN çalışmasındaki sonuçlar desteklenmiş oldu” diyen Dr. Öğr. Üyesi Melis Gökçe Koçer Yazıcı, ailesinde kalp hastalığı öyküsü olan veya önemli derecede sıcak basması yaşayan kadınların kardiyovasküler hastalıklar için ek taramalara ihtiyaç duyup duymadıkları konusunda hekime başvurmaları gerektiği uyarısında da bulundu.</p>
<h4><strong>Sigara-osteoporoz ilişkisi</strong></h4>
<p>Kadınlarda kemiklerin inceldiği ve zayıfladığı, daha kolay kırıldığı bir hastalık olan osteoporozun gelişme olasılığının erkeklere göre 4 kat daha fazla olduğu bilinmekte. Menopozdan önce kadınların kemikleri östrojen tarafından korunurken, son adet döneminden önceki yıl ve yaklaşık devam eden üç yılda kemik kaybı hızlıdır. Kemikleri güçlü tutmak için, tempolu yürüyüş veya koşu gibi egzersizlerin önemli olduğuna da değinen Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, ayrıca yapılan araştırmaların sonucunda sigara kullanımının da kemik kırığı ve osteoporoz riski ile bağlantılı olduğunu vurguladı.</p>
<p>D vitamini bakımından zengin yiyecekleri (D vitamini takviyeli portakal suyu, mısır gevreği ve süt) tüketmenin de osteoporoz riskini azaltmada yardımcı olacağına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, “haftada birkaç gün 15 dakika güneşe maruz kalma ve kalsiyum (koyu yapraklı yeşillikler, süt ürünleri, somon ve sardalye gibi balıklar) içeren sağlıklı bir diyet yapmak yararlı olacaktır” diye konuştu.</p>
<h4><strong>Yavaşlayan metabolizma ve kilo</strong></h4>
<p>Menopoz, kadınların metabolizması üzerinde kesin bir etkiye sahip olduğunu ve menopoz döneminde kadın metabolizmasındaki yavaşlama ile yağ dokusunun yağsız vücut kitlesine göre arttığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Melis Gökçe Koçer Yazıcı, şunları da ekledi: “Son adet döneminden yaklaşık iki yıl öncesinde başlayan bu dönem, menopozdan sonraki iki yıla kadar devam ederek yağsız doku kütlesinin kaybına neden olur. Özellikle karın çevresindeki fazla kilo ve yağ oranının tehlikeli olduğunu, çünkü tip 2 diyabet riskinin ve kalp hastalıkları riskinin artabileceği araştırmalarda gösterilmiştir. Menopozun kendisi bile metabolik sendrom riskinin artmasıyla bağlantılıdır. Yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, aşırı karın yağı ve anormal kolesterol seviyeleri;  kalp hastalığı, felç ve tip 2 diyabet riskleri ile ilişkilidir.”</p>
<h4><strong>İdrar yolu enfeksiyonu</strong></h4>
<p>Menopozdan sonra östrojen seviyelerindeki azalma, vajina dokusunda incelmeye ve dokularda kuruluğa neden olabildiğini, bu durumun da bakterilerin gelişmesini kolaylaştırarak, daha kolay ve sık idrar yolu enfeksiyonu (İYE) gelişmesine yol açabileceği bilgisini veren Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, “yapılan bilimsel araştırmaların 65 yaş üstü kadınlarda İYE geçirme oranının, her yaştan kadınla kıyaslandığında ortalama iki kat arttığı görülüyor” dedi. İYE riskini azaltmak için önerilerde de bulundu:</p>
<p>“İdrarınız mesanenizde ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar çok bakteri üreyebilir. Dolayısı ile idrara gitme isteğiniz olduğu anda daha fazla tutmadan tuvalete gidin. İdrar ihtiyacınız olmasa bile 3-4 saatten daha uzun idrar tutmayın ve tuvalete gidin. Tuvalet sonrası önden arkaya doğru silerek temizlik yapın. Tercihen günde en az 6-8 bardak su şeklinde bol sıvı için. Cinsel birliktelikten önce ve sonra idrarınızı yapın. Vajinal duşlardan ve kadın hijyeni amaçlı deodorant spreyleri kullanmaktan kaçının. Nefes alabilen pamuklu iç çamaşırları tercih edin ve dar pantolonlardan kaçının. Sık İYE yaşıyorsanız (yılda 3-4 kez ) bunlara neyin neden olabileceğini araştırmak ve tedavi almak gerekebilir, doktorunuza başvurun.”</p>
<h4><strong>İdrar kaçırma problemleri</strong></h4>
<p>Menopoz dönemlerinden sonra idrar kaçırma rahatsızlıkların daha da arttığını belirten Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek uzmanı Dr. Öğr. Ü. Melis Gökçe Koçer Yazıcı, öksürme, hapşırma veya fiziksel aktiviteyle sızıntı şeklindeki “stres üriner inkontinans” olarak adlandırılan idrar kaçırma tipinin kadınlar arasında sık görüldüğünü de sözlerine ekledi. “Acil<strong> </strong>inkontinans” olarak adlandırılan kontrol edilemeyen bir tuvalete gitme dürtüsünün eşlik ettiği sızıntı şeklindeki idrar kaçırma tipinin de sık görülebildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Yazıcı, idrar kaçırmayı önlemek için şu önerilerde de bulundu: “Mesanenizi mümkün olduğunca sık boşaltın. Pelvik taban kaslarını güçlendirmek için ise ‘’Kegel egzersizleri’’ önerilmektedir. Bu egzersizin en önemli noktası popo kaslarını değil idrar akışını kontrol eden ince kasların çalıştırılmasıdır. Bunu da idrar yaparken çişinizi tutarak, oradaki kasların kasılmasını sağlayarak yapabilirsiniz. Her idrar tutma yani kasılma ortalama 3-4 saniye kadar sürmeli ve bu egzersizi her gün 5-10 kez tekrar etmelisiniz.  Bunlara rağmen şikâyetleriniz devam ederse doktorunuz başvurun.”</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/menopoz-sonrasi-olusacak-5-risk/">Menopoz sonrası oluşacak 5 risk!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/menopoz-sonrasi-olusacak-5-risk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her 8 kadından birinde görülüyor</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Nov 2021 15:18:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Acıbadem Ankara Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[alkol]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Doctors BPM]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[mamografi]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[meme kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[onkoloji]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[Prof. Dr. Tuğbay Tuğ]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3547</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor. Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor.  Acıbadem Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğbay Tuğ, meme kanserinin belirtilerini ve erken tedavi yöntemlerini şu sözlerle anlatıyor. Geç kalmadan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/">Her 8 kadından birinde görülüyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor.</h3>
<p>Her 8 kadından birinde görülüyor&#8230; Meme kanseri Türkiye’de kadınlarda en çok görülen kanser türü olarak ortaya çıkıyor.  <a href="https://www.acibadem.com.tr/hastane/ankara-hastanesi/" target="_blank" rel="noopener"><strong>Acıbadem Ankara Hastanesi</strong></a> <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğbay Tuğ</strong>, meme kanserinin belirtilerini ve erken tedavi yöntemlerini şu sözlerle anlatıyor.</p>
<h4><strong>Geç kalmadan düzenli takip şart</strong></h4>
<p>“‘Kanserden korkma, geç kalmaktan kork’ sloganı meme kanseri için de geçerlidir. Meme kanserinde başarılı tedavinin ilk koşulu erken tanıdır. Kişinin meme kanseri açısından bireysel riskinin bilinmesi, düzenli takip, düzenli hekim muayenesi, tarama testlerinin düzenli yapılması ve kadınların kendi kendine meme muayenelerini doğru ve düzenli olarak uygulamalarıyla erken tanı mümkün olmaktadır.”</p>
<figure id="attachment_3548" aria-describedby="caption-attachment-3548" style="width: 203px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-3548 " src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug-229x300.jpg" alt="Her 8 kadından birinde görülüyor" width="203" height="266" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug-229x300.jpg 229w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug-696x913.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/11/Dr-Tugbay-Tug.jpg 709w" sizes="(max-width: 203px) 100vw, 203px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3548" class="wp-caption-text">Prof. Dr. Tuğbay Tuğ</figcaption></figure>
<p>Kadınlarda en sık görülen kanser tipi olan meme kanserinin meme hücrelerinin kontrolsuz çoğalması ve özelliklerini değiştirmeleriyle ortaya çıktığını ifade eden ve her 8-10 kadında bir görüldüğünü aktaran <strong>Acıbadem Ankara Hastanesi</strong> <strong>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tuğbay Tuğ,</strong> “Tüm kadının her ay adet dönemini takip eden hafta içerisinde mutlaka kendi kendisini meme muayenesi yapması gerekiyor. Belirtilen risk faktörlerine sahip olan kadınlar, en az yılda bir kez hekim muayenesinden geçmeli, meme ultrasonografisi ve mamografi gibi ilk basamak tarama testlerini yaptırmalıdır. 25 yaşından sonra her yıl ultrasonografi, 40 yaşından sonra ise mamografi yapılması, erken teşhis için çok önemli. Meme kanseri tanısı alan bir kadına hekimi tarafından mutlaka tüm vücut tarama incelemeleri yapılmalı ve hastalığın hangi evresinde olduğu belirlenmelidir. Hastalığın tekrarlamadan ve vücuda yayılmadan başarılı bir şekilde tedavi edilebilmesi için evreleme şarttır” ifadelerini kullanıyor.</p>
<h4><strong>Bu belirtilere dikkat!</strong></h4>
<p>Meme kanseri tedavisi erken evrelerde teşhisin hayat önemini kaydeden Tuğbay Tuğ meme kanserinin en sık karşılaşılan belirtisinin, ağrısız ve zamanla büyüyen bir kitle hissedilmesi ile anlaşılabildiğini söyleyerek diğer belirtileri şöyle sıraladı:</p>
<p>“Meme derisinde çekinti, deride renk değişikliği, meme başı çekintisi, kanlı meme başı akıntısı, memede ele gelen sertlikler, koltuk altında lenf bezi büyümeleri gibi belirtilerle kendisini ortaya çıkarıyor.”</p>
<h4><strong>Kimler risk altında?</strong></h4>
<ul>
<li>Geç menapoza girerek uzun süre kadınlık hormonuna (östrojen) maruz kalmak</li>
<li>Hiç doğum yapmamak</li>
<li>İlk doğumu 35 yaşından sonra yapmak</li>
<li>Bebek emzirmemek</li>
<li>Dışarıdan uzun süreli kadınlık hormonu kullanmak (doğum kontrol ilacı, tüp bebek tedavisi gibi)</li>
<li>Ailede meme, rahim ya da yumurtalık kanseri bulunması</li>
<li>Fibrokistik meme yapısında görülen bazı doku değişiklikleri</li>
<li>Kilolu olmak</li>
<li>Yağlı beslenme</li>
<li>Stresli hayat tarzı</li>
<li>Alkol ve sigara kullanımı olarak belirtilebilir.</li>
</ul>
<h4><strong>Kanser tedavi edilebilir hastalıktır</strong></h4>
<p>Hastalığın ileri evrelerinde tanı konulan hastalarda, tümör hücrelerini öldüren ilaç uygulamalarıyla tedaviye başlamanın gerektiğini aktaran Prof. Dr. Tuğbay Tuğ, “Günümüzde meme kanseri tedavisinde kullanılan ilaçların gelişmesi tedavi olabilme şansını da arttırmaktadır. İlaç tedavisiyle hastalık kontrol altına alınıp tümör geriletildikten sonra cerrahi tedaviler uygulanabilir. Meme kanseri tedavisinde uygulanan cerrahi yöntemler hastanın içinde bulunduğu evreye, tümörün büyüklüğüne ve meme içerisindeki yerleşim yerine göre değişebilmektedir” ifadelerini kullandı.</p>
<h4><strong>Kanserde doğru iletişim önemli</strong></h4>
<p>Uygulanan tedavi yöntemlerinden ve hasta doktor arasındaki iletişimden bahseden Prof. Dr. Tuğbay Tuğ, “Cerrahi yöntemler arasında memenin kanserli olan kısmının alınarak, kalan meme dokusuna radyoterapi (ışın tedavisi) verilmesi ile uygulanan meme koruyucu cerrahi, memenin tümünün alınması (mastektomi), meme derisinin korunarak memenin içinin boşaltılması ve silikon protez veya kişinin kendi dokularının kullanılarak yeni meme yapılması (rekonstrüksiyon) sayılabilir. Tüm hastalıklarda olduğu gibi hekim-hasta arasındaki doğru iletişim meme kanserinin tedavisinde de son derece önemlidir. Hastanın tedavisine başlarken kendisine uygulanacak ilaç tedavileri ve uygulanacak cerrahi yöntemlerle ilgili detaylı bilgi verilmeli ve cerrahi yöntemin seçimine hasta ve hekim birlikte karar vermelidir. Unutulmamalıdır ki meme kanseri tedavi edilebilir bir hastalıktır” açıklamasında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/">Her 8 kadından birinde görülüyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/her-8-kadindan-birinde-goruluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilinçsiz diş beyazlatma hasar bırakıyor</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/bilincsiz-dis-beyazlatma-hasar-birakiyor/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/bilincsiz-dis-beyazlatma-hasar-birakiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2021 11:43:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[amalgam dolgu]]></category>
		<category><![CDATA[beyazlatma]]></category>
		<category><![CDATA[çay]]></category>
		<category><![CDATA[dis]]></category>
		<category><![CDATA[diseti]]></category>
		<category><![CDATA[Dt. Janset Şengül]]></category>
		<category><![CDATA[kahve]]></category>
		<category><![CDATA[kanaltedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Memorial Ankara Hastanesi]]></category>
		<category><![CDATA[renk]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3338</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilinçsiz diş beyazlatma hasar bırakıyor. Memorial Ankara Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Janset Şengül, diş beyazlatma yöntemleri ve etkileri ile ilgili bilgi verdi. &#160; Bilinçsiz diş beyazlatma hasar bırakıyor. Temizliğin ve sağlığın işaretlerinden biri olan beyaz dişler, özgüveni artırırken estetik bir görünümün de olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Günlük yaşamda tükettiğimiz besinler başta [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/bilincsiz-dis-beyazlatma-hasar-birakiyor/">Bilinçsiz diş beyazlatma hasar bırakıyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Bilinçsiz diş beyazlatma hasar bırakıyor. Memorial Ankara Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Janset Şengül, diş beyazlatma yöntemleri ve etkileri ile ilgili bilgi verdi.</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bilinçsiz diş beyazlatma hasar bırakıyor. Temizliğin ve sağlığın işaretlerinden biri olan beyaz dişler, özgüveni artırırken estetik bir görünümün de olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Günlük yaşamda tükettiğimiz besinler başta olmak üzere kullanılan ilaçlar ya da yapısal nedenler dişlerin sararmasına yol açabiliyor. Bu sararmalar ise ev tipi, ofis tipi, kombine ya da tek diş beyazlatma işlemi ile giderilebiliyor. Doğal ya da doğal olmayan yollarla yapılan bilinçsiz beyazlatmalar ise dişlerde geri dönüşümsüz hasarlara neden olabiliyor. <em><strong><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaneler-ve-tip-merkezleri/ankara" target="_blank" rel="noopener">Memorial Ankara Hastanesi</a> Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Janset Şengül,</strong></em> diş beyazlatma yöntemleri ve etkileri ile ilgili bilgi verdi.</p>
<figure id="attachment_3339" aria-describedby="caption-attachment-3339" style="width: 205px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/06/Dt.-Janset-dis.jpg"><img decoding="async" class="wp-image-3339 size-medium" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/06/Dt.-Janset-dis-205x300.jpg" alt="" width="205" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/06/Dt.-Janset-dis-205x300.jpg 205w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/06/Dt.-Janset-dis.jpg 267w" sizes="(max-width: 205px) 100vw, 205px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3339" class="wp-caption-text">Dt. Janset Şengül</figcaption></figure>
<h4><strong>Diş rengi kişilere göre farklılık gösterebilir</strong></h4>
<p>Diş beyazlatma işlemi, dişlerin yüzeyinde bulunan gözenekli mine ve dentin yapısında oluşan renkli maddelerin diş beyazlatma jelleri ile giderilmesi tedavisi olmaktadır. Diş rengi kişilere göre farklılık gösterebilmektedir. İç ve dış kaynaklı olan bu renklenmelerin; fizyolojik renklenmeler, amalgam dolgu yapıldıktan sonra oluşan renklenmeler, hamilelik ve bebeklik döneminde antibiyotik kullanımına bağlı renklenmeler, kanal tedavisine bağlı olarak dişin içsel olarak renklenmesi, kahve, çay, sigara gibi ürünlerin sıklıkla kullanılmasına bağlı renklenmeler ve travma sonucu dişin içindeki canlı dokunun canlılığını yitirmesiyle oluşan renklenmeler gibi farklı sebepleri bulunmaktadır.</p>
<h4><strong>Diş beyazlatma işlemi yöntemi</strong></h4>
<p>Teknik ve uygulama alanlarına göre farklılık gösteren diş beyazlatma yöntemleri arasında ev tipi diş beyazlatma, ofis tipi diş beyazlatma (klinik ortamda beyazlatma), kombine diş beyazlatma ve tek diş beyazlatma yer almaktadır. Evde diş beyazlatma olarak bilinen ev tipi diş beyazlatma yönteminde öncelikle ağız içinden ölçü alınarak kişiye özel beyazlatma plakları hazırlanmaktadır. Bu plakların içine belirli miktarda diş beyazlatma jeli konularak uygulama yapılmaktadır. Bu kişilerin plağı gün içinde en az 4-6 saat kullanacak şekilde ortalama 1-15 gün süre ya da gece uykusu boyunca 8-10 saat boyunca kullanması gerekmektedir. Ev tipi diş beyazlatmalarında dikkat edilmesi gereken husus, jeli tarif edilenden fazla uygulamamaktır. Aksi takdirde plak içinden taşan jel diş etlerini tahriş eder. Böyle bir durumda diş etleri hemen yıkanmalı ve diş hekimi ile iletişime geçilmelidir.</p>
<h4><strong>Lazerle diş beyazlatma</strong></h4>
<p>Klinik ortamda gerçekleştirilen ve ofis tipi diş beyazlatma olarak da bilinen “Lazerle diş beyazlatma yöntemi, ise uzman hekim tarafından gerçekleştirilmektedir. Diş hekimi tarafından dişlerin üzerine sürülen beyazlatma jelinin UV ışını ya da lazer yardımıyla aktif hale getirilmesi ile yapılan bu işlem ortalama bir saat kadar sürmektedir.</p>
<h4><strong>İki yöntem beraber kullanılıyor</strong></h4>
<p>Ev ve ofis tipi beyazlatma olan kombine diş beyazlatma yönteminde ise iki yöntem beraber uygulanmaktadır. Klinikte yapılan işlemin ardından, beyazlatma işlemi 2-3 gün evde yapılan uygulama ile desteklenmektedir. Kanal tedavisi sonrası renk değiştiren dişlere uygulanan tek diş beyazlatma (İçten beyazlatma) yönteminde ise dişteki dolgu sökülerek, açılan boşluğa beyazlatma jeli uygulanır ve diş geçici dolgu ile kapatılır. 3 günde bir istenilen renge ulaşıncaya kadar seanslar tekrarlanmaktadır.</p>
<h4><strong>Sigara, çay, kahve renklenmeyi artırır</strong></h4>
<p>Her bireyin durumuna uygun diş beyazlatma yöntemi farklılık göstermektedir. Normal şartlarda diş renginin çok koyu olmadığı ve birkaç ton açılması istendiği durumlarda sadece lazer tipi veya ev tipi beyazlatma yeterli olurken; sigara, kahve veya çaydan dolayı fazla renklenme olan dişlerin renginin açılması için kombine diş beyazlatma yönteminin uygulanması daha etkili sonuçlar alınmasını sağlar.</p>
<h4><strong>Diş hekimi kontrolünde yapılmalı</strong></h4>
<p>Toplumda diş beyazlatmanın zararlı olup olmadığı merak edilen konular arasında yer almaktadır. Diş hekimi kontrolünde yapılan beyazlatmanın dişlere zararı bulunmamaktadır. Ancak beyazlatma yöntemleri dişlerde az da olsa havaya, çok sıcak ya da soğuk yiyecekler ve içeceklere karşı hassasiyete yol açabilmektedir. Dişlerde oluşan bu hassasiyetin genellikle bir iki gün içerisinde geçmesi beklenir. Bu normal ve beklenen bir durumdur.</p>
<h4><strong>Tüketim alışkanlıklarına göre değişir</strong></h4>
<p>Beyazlatma işlemi kişiye göre farklılık göstermektedir. Yapılan işlemin sonuca ulaşması yaklaşık iki hafta olurken, antibiyotik kullanımına bağlı renklenmelerin giderilmesi ise daha zor olur ve uzun süre gerektirir. Beyazlatmanın kalıcılığı ise hastanın çay, kahve, kola, şarap gibi renkli sıvılar ve sigara kullanımına göre değişmektedir. Beyazlatma işlemi 6 ayda bir tekrarlanırsa diş beyazlatma kalıcı hale gelir.</p>
<h4><strong>“Doğal” adı altında tavsiye edilen ürünler</strong></h4>
<p>Günümüzde internet ve sosyal medya mecraları üzerinden “Doğal” diş beyazlatma yöntemi adı altında birçok ürünün tanıtımı ve satışı yapılmaktadır. Zerdeçal, Hindistan cevizi, çilek, alüminyum folyo, limon ve ceviz kabuğu gibi birbirinden farklı beyazlatma uygulamaları denenmekte ve tavsiye edilmektedir. Ancak bu tip maddelerin dişleri beyazlatmaya hiçbir faydası olmadığı gibi dişler üzerinde geri dönüşümsüz hasarlar ve hassasiyetler oluşturacağı unutulmamalı ve kesinlikle kullanılmamalıdır.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/bilincsiz-dis-beyazlatma-hasar-birakiyor/">Bilinçsiz diş beyazlatma hasar bırakıyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/bilincsiz-dis-beyazlatma-hasar-birakiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli akciğer kanseri tomografide çıkıyor</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/gizli-akciger-kanseri-tomografide-cikiyor/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/gizli-akciger-kanseri-tomografide-cikiyor/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 17:13:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[Bronkoskopi]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Göğüs Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalik]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[Hospital]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Tomografi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3180</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gizli akciğer kanseri tomografide çıkıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, “Corona virüs salgını nedeniyle tomografi çektiğimiz hastamızda akciğer kanserini erken evrede yakaladık&#8221; dedi. &#160; Gizli akciğer kanseri tomografide çıkıyor. Yeditepe Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, yeni tanı akciğer kanseri sayısının geçen yılın ortalamasının 5 kat üzerinde olduğunu belirtti. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/gizli-akciger-kanseri-tomografide-cikiyor/">Gizli akciğer kanseri tomografide çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4>Gizli akciğer kanseri tomografide çıkıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, “Corona virüs salgını nedeniyle tomografi çektiğimiz hastamızda akciğer kanserini erken evrede yakaladık&#8221; dedi.</h4>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gizli akciğer kanseri tomografide çıkıyor. Yeditepe Üniversitesi <a href="http://www.yeditepehastanesi.com.tr/doctor/seha-akduman" target="_blank" rel="noopener">Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman</a>, yeni tanı akciğer kanseri sayısının geçen yılın ortalamasının 5 kat üzerinde olduğunu belirtti. Akduman, &#8220;Özellikle tomografiye ikna edemediğimiz sigara içen kişiler, Corona virüs nedeniyle tomografi çektirmek zorunda kaldı. Bu sayede akciğer kanserini erken evrede yakalayabildik&#8221; dedi.</p>
<figure id="attachment_3181" aria-describedby="caption-attachment-3181" style="width: 197px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-3181" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400-197x300.jpg" alt="" width="197" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400-197x300.jpg 197w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400-673x1024.jpg 673w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400-768x1169.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400-1009x1536.jpg 1009w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400-696x1059.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400-1068x1625.jpg 1068w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621232242_Dr._____r.___yesi_Seha_Akduman-e1621271154400.jpg 1319w" sizes="auto, (max-width: 197px) 100vw, 197px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3181" class="wp-caption-text">Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman</figcaption></figure>
<p>Akciğer kanseri tanısı oranı Corona virüsle daha da arttı. Salgın nedeniyle çekilen kontrol tomografiler, erken evreyi yakalama şansını doğurdu. Yeni tanı akciğer kanseri sayısının geçen yılın ortalamasının 5 kat üzerinde olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, “Tomografiye ikna edemediğimiz sigara içen kişiler, Corona virüs salgını nedeniyle tomografi çektirdi. Bu sayede akciğer kanserini erken evrede yakaladık&#8221; dedi.</p>
<h4><strong>Kanserde erken tanı</strong></h4>
<p>Koronavirüsü erken evrede teşhis etmenin önemli adımlarından biri de Bilgisayarlı Tomografi (BT). Virüsün akciğer tutulumunu tespit etmede önem taşıyan bu işlem, akciğer kanserini erken evrede yakalama fırsatını da sağladı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre yeni tanı akciğer kanseri sayısının geçen yılın ortalamasının 5 kat üzerinde olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, önemli bilgiler paylaştı.</p>
<h4><strong>Geçen yılın 5 kay üzerinde</strong></h4>
<p>Dünya ve Türkiye&#8217;de her iki cinsiyet için en çok yaşam kaybına neden olan kanser tipinin akciğer kanseri olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, “Tüm dünyada akciğer kanserinin en sık görüldüğü ülkeler arasında Türkiye ilk 10&#8217;da yer alıyor. Hem artan yaş hem sigara kullanımı bunun yanı sıra kontrolsüz hava kirliliği nedeniyle akciğer kanseri görülüyor. Akciğer kanseri tanısı oranı koronavirüsle arttı. Koronavirüs nedeniyle çekilen kontrol tomografiler yeni tanı akciğer kanseri oranlarını artırdı. Toraks tomografisi dediğimiz göğüs ve akciğer tomografisi sayısı normalin çok üzerine çıktığından Sağlık Bakanlığı verilerine göre erken evre ve yeni tanı akciğer kanseri sayısı geçen yılın ortalamasının 5 kat üzerinde. Tüm dünyada da rakamlar bu şekilde. Yeni tanı akciğer kanseri sayısı geçen yıllara oranla şu dönemlerde alışılmış yükseğin üzerine çıktı&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<h4><strong>Sigara içenlerin yakalanma oranı</strong></h4>
<p>Tomografinin tanı nedeniyle daha fazla kullanılmaya başlanmasıyla birlikte hastalığın erken evreyi yakalama gibi bir şansı artırdığını anlatan Dr. Öğr. Üyesi Akduman, “Ülkemizde sigara kullanım oranı yaklaşık yüzde 45&#8217;lerde. Akciğer kanserinin en önemli risk faktörü de sigara. Daha önce tomografiye ikna edilemeyen sigara içicilerinin Corona virüs nedeniyle zorunla olarak tomografi çekilmek zorunda kalmaları, akciğer kanserini erken evrede yakalama fırsatı doğurdu. Bu durum da tedavi şansını artırdı&#8221; diye konuştu.</p>
<h4><strong>Kanser ileri evrede ortaya çıkıyor</strong></h4>
<p>Akciğer kanserinin son yıllarda her iki cinsiyette yaygın şekilde görüldüğüne dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Akduman, “Önceki yıllarda akciğer kanserini erkeklerde görüyorduk. Artık her iki cinsiyette de çok yaygın şekilde görüyoruz. Maalesef hastalık oldukça ileri seviyede karşımıza çıkıyor. Akciğer kanserli olguların 3&#8217;te 2&#8217;sini ameliyat edilemeyecek dönemde yakalıyoruz. Kemoterapi ya da radyoterapi ile tedavi etmeye çalışıyoruz. Ancak aslında akciğer kanserinde en temel ve istenen tedavi yöntemi erken tanı ve cerrahidir” ifadelerini kullandı.</p>
<h4><strong>Riskli gruplarsa sigara etkisi</strong></h4>
<p>Sigarayı bırakmanın önemli olduğunu ancak riski sıfırlamadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Akduman, şu uyarılarda bulundu:</p>
<p>“20 yıl boyunca günde 1 paket sigara içtiyseniz akciğer kanseri riskiniz her zaman sizinle. Sigarayı bıraktıktan sonra da yıllar içerisinde azalsa da hiç sigara içmeyen popülasyona göre risk hala devam eder. 50 yaş üstü 30-35 yıl sigara içiciliği öyküsü olan hastalarımızda mutlaka düşük doz akciğer tomografisiyle tarama testi öneriyoruz. Ancak riskli grupta akciğer grafisi yetersiz. Bizim burada bir lezyon görebilmemiz için minimum 1 santimetre olması gerekir. Akciğer grafisinde atladığımız lezyonu tomografide nodül takibiyle tespit edebiliriz. Ancak, &#8216;biz içtik zaten riski aldık&#8217; dememek gerekiyor. Sigara ne kadar uzun yıllar kullanılırsa risk katlanarak artar. Ne zaman bırakırsanız o zaman siz şanslı olmaya başlanır.&#8221;</p>
<h4><strong>Kanlı balgam ve öksürüğe dikkat</strong></h4>
<p>Sigara içen kişilerde görülen kanlı balgamın ciddiye alınması gereken bir kanser belirtisi olduğuna dikkat çeken Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, “Bunun yanında ses kısıklığı hem tiroid hem akciğer kanserinde çok kritik. Sırt ağrısı akciğer zarı ya da sinir hücreleri tutulumu varsa riskli. Geçmeyen inatçı öksürük, sık tekrarlayan zatürre ciddiye alınmalı. Mesela bir hastanın sık tekrarlayan zatürresi aynı tarafta ve sürekli dirençliyse nefes borusunun içerisinde tıkayıcı tümör olabilir. Bronkoskopiyle kanlı balgam ve inatçı öksürüğü görüntüleyebiliriz. Nefes borusunun içerisine kamerayla görüntülenmesi önemli&#8221; uyarısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/gizli-akciger-kanseri-tomografide-cikiyor/">Gizli akciğer kanseri tomografide çıkıyor</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/gizli-akciger-kanseri-tomografide-cikiyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!..</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/3-kisiden-biri-yuksek-tansiyon-hastasi/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/3-kisiden-biri-yuksek-tansiyon-hastasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 May 2021 07:40:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[alkol tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[Baş]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[egitim]]></category>
		<category><![CDATA[egzersiz eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[ense]]></category>
		<category><![CDATA[Hasta]]></category>
		<category><![CDATA[hastalik]]></category>
		<category><![CDATA[health]]></category>
		<category><![CDATA[human]]></category>
		<category><![CDATA[ilac]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[Limon]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[sarımsak]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[spor]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Turkey]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek tansiyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3165</guid>

					<description><![CDATA[<p>3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!.. Uzmanlar, hayati risk taşıyan bu soruna yol açan faktörün yüksek tansiyon olduğunu belirtiyor&#8230; &#160; 3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!.. Kalp krizini tetikliyor, beyin damarlarında anevrizmaya (baloncuk) yol açtığı için inmeye neden oluyor, böbrek fonksiyonlarını ve görmeyi bozuyor&#8230; Üstelik sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı giderek daha fazla kişinin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/3-kisiden-biri-yuksek-tansiyon-hastasi/">3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!.. Uzmanlar, hayati risk taşıyan bu soruna yol açan faktörün yüksek tansiyon olduğunu belirtiyor&#8230;</h3>
<p>&nbsp;</p>
<p>3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!.. Kalp krizini tetikliyor, beyin damarlarında anevrizmaya (baloncuk) yol açtığı için inmeye neden oluyor, böbrek fonksiyonlarını ve görmeyi bozuyor&#8230; Üstelik sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı giderek daha fazla kişinin tansiyon sorunu yaşaması anlamına geliyor. <strong><a href="https://www.acibadem.com.tr/hastane/international-hastanesi/" target="_blank" rel="noopener">Acıbadem International Hastanesi</a> Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil</strong>, hiçbir belirti olmasa bile tedavi edilmeyen yüksek tansiyonun vücuda hasar verdiğine dikkati çekerek “Yüksek tansiyon özellikle kalp, damar sistemi, göz, beyin ve böbrekler üzerinde olumsuz etkilere sahip. Beyin damarlarında anevrizmaya, kalp yetersizliği ve kalp krizi riskinde artışa yol açabiliyor. Bu nedenle yüksek tansiyon yaşayan herkesi, yaşam tarzını mümkün olan en kısa sürede değiştirmek zorundadır. Doğru beslenme ve egzersiz ile stresten uzak kalmak her şeyden önce gelir” diye konuştu.</p>
<figure id="attachment_3166" aria-describedby="caption-attachment-3166" style="width: 206px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-3166 size-medium" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146-206x300.jpg" alt="" width="206" height="300" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146-206x300.jpg 206w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146-702x1024.jpg 702w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146-768x1119.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146-1054x1536.jpg 1054w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146-696x1015.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146-1068x1557.jpg 1068w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/05/1621061653_Dr._Asl__han_Eran_Erg__knil-e1621150472146.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 206px) 100vw, 206px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3166" class="wp-caption-text">Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil</figcaption></figure>
<p>Her kalp atışında vücuda pompalanan kanın damar duvarlarına uyguladığı baskı, tansiyon olarak tanımlanıyor. Halk arasında “büyük <a href="https://doctorsbpm.com/hipertansiyon-ve-gercekler/" target="_blank" rel="noopener">tansiyon</a>” olarak bilinen sistolik basınç, kalp attığında kalp kasının kasılmasıyla oksijenden zengin kanın damarlara pompalandığında ortaya çıkıyor. Diastolik kan basıncı ise kalp kası gevşediğinde kan damarlarında oluşan basınç olarak tanımlanıyor ve “küçük tansiyon” olarak biliniyor. Sistolik basıncın 120 mmHg ve diastolik basıncın 80 mmHg düzeyinde olmasının “normal tansiyon” olarak tanımlanabileceğini anlatan Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, “Hipertansiyon nedenlerine göre esansiyel yani primer ve sekonder  olarak iki gruba ayrılır.” dedi.</p>
<h4><strong>Yaş ve kalıtsal yatkınlık, en önemli etken</strong></h4>
<p>Primer gruptaki hipertansiyon faktörlerinde yaş ve kalıtsal yatkınlık öne çıktığını belirten Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, şöyle devam ediyor: “Yaşam tarzı, obezite, aşırı tuzlu besinler, yüksek alkol tüketimi, egzersiz eksikliği, sigara, stres veya doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar da bu esansiyel hipertansiyonun nedenidir. Sekonder hipertansiyona yol açan etmenler olarak da böbrek dolaşım sorunlarını ve hormonal bozuklukları sayabiliriz. Bu   nedenlerin tedavileri sonrasında hipertansiyon da gerilemektedir.”</p>
<h4><strong>Baş, ense ağrısı belirtileri</strong></h4>
<p>Yüksek tansiyonun en önemli belirtisi ise baş ve ense ağrısı ile baş dönmesi. Ayrıca nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, görmede bozukluk da oluşabileceğini belirten Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, seyrek olarak da halsizlik, yorgunluk, kulaklarda çınlama, ciddi yüksek seviyelerde de burun kanaması, gece uykudan uyanıp idrara çıkma ve bacaklarda şişlik gibi belirtilere de rastlandığını kaydediyor.</p>
<h4><strong>Kadınlarda menopozla artıyor</strong></h4>
<p>Ülkemizde hipertansiyonun görülme sıklığı son derece yüksek.3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!.. Ülkemiz nüfusunun yüzde 31.2’sinin tansiyonunun 140-90 mmHg düzeyinin üstünde olduğunu belirten Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, şöyle konuştu: “Kadınlarda bu oran yüzde 36, erkeklerde ise yüzde 30 civarındadır. Yüksek tansiyon 50 yaş altı erkeklerde, kadınlara göre daha sıktır. 50 yaş üstünde ise kadınlarda  daha sık görülmekte ve toplamda kadınlardaki oran daha fazla izlenmektedir. Bunun da en belirgin nedeni kadınlardaki menopoz dönemindeki hormonal değişimlerin etkisidir.”</p>
<h4><strong>Tanı için takip şart</strong></h4>
<p>Kan basıncının 140/90 mm Hg üzerinde olması kişinin hipertansiyon hastası olabileceğini gösteriyor. Ancak tanının fizik muayene, elektrokardiyogram, ekokardiyografi, 24 saatlik kan basıncı takibi (tansiyon holter) ve laboratuvar testleri ile konulduğunu anlatan Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, “Hekim kontrolünde yapılan bu testler, hastalığın derecesini ve tedavi süreçlerini de belirler. Tanı için tansiyon en az 1 haftalık tansiyon takibi gerekir. Böylece hastanın ortalama tansiyon değerlerini görmek ve hipertansiyonun evresini tespit etmek mümkün olabilir. Yüksek tansiyon hafif, orta ve ağır olmak üzere üç evrede ele alınıyor.” dedi.</p>
<h4><strong>Tedavi hastaya göre şekillenmeli</strong></h4>
<p>Günümüzde yüksek tansiyon tedavisinde etkili ilaçlar bulunuyor. Farklı aktif bileşenlerin kombinasyonu ile birçok hastaya en iyi şekilde yardımcı olunduğunu kaydeden Dr. Aslıhan Eran Ergöknil “Doktorun sanatı, her birey için en etkili kombinasyonu belirlemede yatmaktadır. Bu hastadan hastaya değişir, yani hastanın genel risk profili, kardiyovasküler hastalıklar için bireysel risk faktörlerinin toplamı, obezite, sigara, alkol tüketimi, diyabet, yüksek kolesterol seviyeleri gibi faktörler ile tıp geçmişinde kalp krizi, felç gibi öykülerin olması hastaya göre tedaviyi şekillendirmektedir.” diye konuştu.</p>
<h4><strong>Limon, sarımsak düşürüyor</strong></h4>
<p>Bazı sebze ve meyveler, yüksek tansiyonun düşürülmesinde etkin rol oynuyor. Limonun kan damarlarının esnekliğini sağladığını ve kan basıncını düşürdüğünü ifade eden Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, diğer besinler hakkında da şu bilgileri veriyor:</p>
<p>“Sarımsak da halk arasında tansiyon düşürücü etkisi en çok bilinen besindir. İçeriğindeki nitrik asit ile hidrojen sülfür, kan basıncını düşürür. Ayrıca havuç, domates, kereviz, muz ve kayısının da tansiyon değerlerinin artışına engel olduğu biliniyor.”</p>
<p><em><strong>Yüksek tansiyona karşı en iyi önlem: </strong></em></p>
<p>Hipertansiyondan korunmak için yapılması gerekenlerin başında beslenmeye dikkat etmek geliyor. Beden kitle BMI 25&#8217;ten az olması gerektiğini vurgulayan Acıbadem International Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Aslıhan Eran Ergöknil, diğer önerilerini şöyle sıralıyor:</p>
<ul>
<li>Az yağlı beslenmeye dikkat edilmeli, hayvansal yağlar yerine kaliteli bitkisel yağ tüketimine özen gösterilmeli.</li>
<li>Beyaz un, makarna ve tatlı yiyecekler gibi basit karbonhidratlardan uzak durulmalı.</li>
<li>Kan şekeri seviyesini çok fazla etkilemeyen ve böylelikle vücut ağırlığını düşürmeye yardımcı olan tam tahıllı ürünler tüketilmeli.</li>
<li>Çok fazla tuz da kan basıncını artırdığından, tuz bakımından zengin gıdalardan kaçınılmalı, tuz tüketimi azaltılmalı.</li>
<li>Jambon, füme et veya kurutulmuş balık gibi işlenmiş veya tuzlanmış et ve balık ürünleri, sosis ve sosis ürünleri ile sodyum içeriği yüksek peynirler, poşetlerde hazır yemekler, konserve yiyecekler ve çorbalar, tuzlu atıştırmalıklar ve cipslerin yanı sıra tuzlu fındık ve patates kızartması gibi yiyeceklerden de uzak uzak durulmalı.</li>
<li>Haftada yaklaşık üç kez 30 ila 45 dakikalık egzersiz, yürüyüş yapılmalı.</li>
<li>Sigaradan uzak durulmalı, alkol tüketimi azaltılmalı, stres seviyesi düşürülmeli.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/3-kisiden-biri-yuksek-tansiyon-hastasi/">3 kişiden biri yüksek tansiyon hastası!..</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/3-kisiden-biri-yuksek-tansiyon-hastasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ozon tedavisiyle sigara bağımlılığına son verin</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/ozon-tedavisiyle-sigara-bagimliligina-son-verin/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/ozon-tedavisiyle-sigara-bagimliligina-son-verin/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Apr 2021 08:49:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Önleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Clinical]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[Corona virus]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19]]></category>
		<category><![CDATA[doctor]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Figen Health and Beauty]]></category>
		<category><![CDATA[Dr. Figen Sayın Yıldıran]]></category>
		<category><![CDATA[hastalik]]></category>
		<category><![CDATA[insan]]></category>
		<category><![CDATA[Medical]]></category>
		<category><![CDATA[ozon]]></category>
		<category><![CDATA[ozontedavi]]></category>
		<category><![CDATA[ozonterapi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://doctorsbpm.com/?p=3009</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ozon tedavisiyle sigara bağımlılığına son verin&#8230; Yoksunluk hissini ortadan kaldıran ozon, vücuttan zehirin atılmasına yardımcı olur. Ozon tedavisiyle sigara bağımlılığına son verin&#8230; Antalya&#8217;da sağlık sektöründe hizmet veren Dr. Figen Health and Beauty Kliniği doktoru Dr. Figen Sayın Yıldıran, bireylerin büyük kısmının sigarayı bırakmak istediklerini ama bu zararlı maddeden bir türlü uzaklaşamadıklarını klinik hastalarının şikayetleri arasında [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/ozon-tedavisiyle-sigara-bagimliligina-son-verin/">Ozon tedavisiyle sigara bağımlılığına son verin</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Ozon tedavisiyle sigara bağımlılığına son verin&#8230; Yoksunluk hissini ortadan kaldıran ozon, vücuttan zehirin atılmasına yardımcı olur.</h3>
<p><a href="https://www.antalyaozon.com/">Ozon </a>tedavisiyle sigara bağımlılığına son verin&#8230; Antalya&#8217;da sağlık sektöründe hizmet veren Dr. Figen Health and Beauty Kliniği doktoru <a href="https://drfigenbeauty.com/" target="_blank" rel="noopener">Dr. Figen Sayın Yıldıran</a>, bireylerin büyük kısmının sigarayı bırakmak istediklerini ama bu zararlı maddeden bir türlü uzaklaşamadıklarını klinik hastalarının şikayetleri arasında yer aldığını söyledi.</p>
<figure id="attachment_3012" aria-describedby="caption-attachment-3012" style="width: 275px" class="wp-caption alignright"><a href="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-3012" src="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430-237x300.jpg" alt="" width="275" height="348" srcset="https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430-237x300.jpg 237w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430-811x1024.jpg 811w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430-768x970.jpg 768w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430-1216x1536.jpg 1216w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430-696x879.jpg 696w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430-1068x1349.jpg 1068w, https://doctorsbpm.com/wp-content/uploads/2021/04/antalya-ozon-terapi-e1619253978430.jpg 1523w" sizes="auto, (max-width: 275px) 100vw, 275px" /></a><figcaption id="caption-attachment-3012" class="wp-caption-text">Dr. Figen Sayın Yıldıran</figcaption></figure>
<p><a href="https://doctorsbpm.com/akciger-kanseri-birinci-siraya-yerlesti/" target="_blank" rel="noopener">Sigaranın</a> zararlı olduğunu bildiğimiz halde bu üründen uzaklaşmanın kolay olmadığını belirten Dr. Figen Sayın Yıldıran, &#8220;Bunun nedeni nikotinin bedenimizde yarattığı bağımlılıktır. Bu bağımlılığa beş duyuyu meşgul ederek kişiyi oyalayan sigaranın yarattığı psikolojik alışkanlığı da ilave edebiliriz. Corona virüsün akciğerde bıraktığı hasarı da değerlendirdiğimizde sigara gibi benzeri her türlü tütün mamullerinden uzaklaşmak gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isterim.&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>Nikotin bağımlılığı</strong></p>
<ul>
<li>Özellikle akciğer kanserlerinin oluşumunda büyük rol oynar (içmeyenlere nazaran 2–3 kat daha fazla risk vardır.)</li>
<li>Dokulara oksijen ulaşımını azaltır yüzde 15–33. Bu da kalp krizleri, beyin iskemik ataklarını düşük doğum ağırlığı ve hatta hamilelerde düşük yapmaya neden olabilir.</li>
<li>Kolesterol seviyesini ve diğer bazı yağ fraksiyonlarını artırarak enfarktüs riskini artırabilir.</li>
<li>Damarlar üzerine vazokonstrüktör etki yaparak sistemik tansiyonun yükselmesine ayrıca buna bağlı olarak ayak ülserlerinin oluşumuna ve arteriel damar yetmezlik ve tıkanmalarına neden olabilir.(Burger Hastalığı)</li>
<li>Diabetes Mellitus da varsa sinir ve böbrek hastalıklarını artırıcı rol alır.</li>
<li>Gribal ve akciğer enfeksiyonlarına yatkınlık</li>
<li>Ağız, boğaz, larenx ve mesane kanserlerine predispozan faktördür.</li>
<li>Kan şekerini artırıcı özelliği vardır.</li>
<li>Erkeklerde impotansa neden olabilir.</li>
</ul>
<h4><strong>Nikotinden kurtulmak neden zordur?</strong></h4>
<ul>
<li><a href="https://tr.wikipedia.org/wiki/Nikotin" target="_blank" rel="noopener">Nikotin</a> yüksek derecede organik bağımlılık yapar. Dolayısıyla sigara bırakmaya bağlı yoksunluk belirtileri fazladır. Bunlar:</li>
<li>Anksiyete</li>
<li>Terleme</li>
<li>Çok çabuk irritable olma</li>
<li>Baş ağrısı</li>
<li>İshal</li>
<li>Konstipasyon</li>
<li>Yorgunluk</li>
<li>Baş dönmesi</li>
<li>Uykusuzluk</li>
<li>Dilde ve başta uyuşma, boşluk veya şişme hissi</li>
<li>Konsantrasyon azlığı</li>
<li>Dikkat eksikliği</li>
</ul>
<p>Tüm bu belirtiler bırakmayı müteakip ertesi gün ortaya çıkar. Birçok insan sigaraya psikolojik bağlıdır. Bağımlılar sigarayla sanki günlük diş fırçalamak veya yüz yıkamak gibi rutin bir ilişki içine girerler. Sabah kalkmasına yardımcı olduğunu düşünür. Üzgün veya mutlu olduğu zaman onunla paylaşma ihtiyacı duyar. Kendini rahatlattığını düşünür.</p>
<h4><strong>Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?</strong></h4>
<ul>
<li>20 dakika sonra tansiyon ve nabız normale döner.</li>
<li>8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.</li>
<li>24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.</li>
<li>48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.</li>
<li>72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.</li>
<li>2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma…).</li>
<li>1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır.</li>
<li>Öksürük, nefes darlığı düzelir.</li>
<li>5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski yüzde 50 azalır.</li>
<li>Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.</li>
<li>Sindirim sistemi ülseri riski azalır.</li>
<li>Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.</li>
<li>Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.</li>
<li>Aynı evde yaşayan küçük çocuklar ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.</li>
</ul>
<p>Nikotin ve diğer bağımlılık yaratan maddeler beyinde mutluluk hormonu dediğimiz endorfin veseratonin salınımını artırır. Ozon terapi ile de mutluluk hormonu artar dolayısıyla nikotine ihtiyaç kalmaz. Gerek endorfini artırması gerekse sağladığı detoksifikasyon ile yoksunluk Sendromu ortadan kalkmaktadır. Böbreğin 24 saatte attığı toksini 20 dakikalık ozon kabin uygulamasında atabilmekteyiz. Vücutta nikotin yükü azaldıkça bağımlılık azalmakta, sigarayı bırakma kolaylaşmaktadır.</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/ozon-tedavisiyle-sigara-bagimliligina-son-verin/">Ozon tedavisiyle sigara bağımlılığına son verin</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/ozon-tedavisiyle-sigara-bagimliligina-son-verin/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ben kimim ve ne yapacağım?</title>
		<link>https://doctorsbpm.com/ben-kimim-ve-ne-yapacagim/</link>
					<comments>https://doctorsbpm.com/ben-kimim-ve-ne-yapacagim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[doctor]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2021 22:25:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Makale]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Adı]]></category>
		<category><![CDATA[bulaşıcı]]></category>
		<category><![CDATA[cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[denizoner]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kanser Günü]]></category>
		<category><![CDATA[duygusal]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[fiziksel]]></category>
		<category><![CDATA[IAmAnd IWill]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[otorite]]></category>
		<category><![CDATA[politik]]></category>
		<category><![CDATA[saglik]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[soyadı]]></category>
		<category><![CDATA[teşvik]]></category>
		<category><![CDATA[UICC]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Kanser Kontrolü Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[yanılgı]]></category>
		<category><![CDATA[yaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://doctorsbpm.com/?p=1776</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlık tarihinin belki de en önemli sorusudur “Ben Kimim?” Varoluş amacını keşfetmek ve beden, zihin, ruh arasındaki dengeyi sağlamak için ne yapacağını sorgulamak değil konumuz. Adı, soyadı, yaşı, cinsiyeti, medeni durumu, ekonomik gücü, memleketi, işi, unvanı, dini, mezhebi, ırkı, boyu, posu, sahip oldukları, becerileri ne olursa olsun kanser ile gelen ortak kimlikten söz ediyorum. Uluslararası [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/ben-kimim-ve-ne-yapacagim/">Ben kimim ve ne yapacağım?</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="p1">İnsanlık tarihinin belki de en önemli sorusudur “<b>Ben Kimim?”</b></h3>
<p class="p1">Varoluş amacını keşfetmek ve beden, zihin, ruh arasındaki dengeyi sağlamak için ne yapacağını sorgulamak değil konumuz. Adı, soyadı, yaşı, cinsiyeti, medeni durumu, ekonomik gücü, memleketi, işi, unvanı, dini, mezhebi, ırkı, boyu, posu, sahip oldukları, becerileri ne olursa olsun kanser ile gelen <b>ortak </b>kimlikten söz ediyorum.</p>
<p class="p1"><b><i>Uluslararası Kanser Kontrolü Birliği (UICC) her yıl 4 Şubat Dünya Kanser Günü aracılığı ile dünya çapında farkındalığı arttırarak, eğitimi geliştirerek,<span class="Apple-converted-space">  </span>kişisel ve bir arada etkinlikler düzenlenmesini teşvik ederek, hükümetleri, sağlık ile ilgili otoriteleri, karar vericileri kanseri önleme konusundaki politikaları desteklemeye çağırmaktadır. </i></b></p>
<p class="p1">Mümkün olan en yüksek sağlık standartlarına sahip olma hakkı, kısaca “<b>sağlık hakkı</b>”, uluslararası hukukla korunan temel bir insan hakkıdır. Bu hakkın korunması, başta devlet olmak üzere, sağlık çalışanlarına ve toplumun diğer kesimlerine, hatta uluslararası topluma sorumluluklar yükler. Toplumda her bir bireyin, kanserin olumsuz etkilerini azaltmak üzere kendisi, sevdikleri, dünya üzerinde yaşayan herkes için sorumlulukları ve yapabileceği faaliyetler bulunmaktadır.</p>
<p class="p1"><b><i>Kanser ölümlerinin 2030&#8217;a gelindiğinde, yılda 13 milyona çıkmasını bekleniyor. Kanser vakalarının üçte birinden fazlası önlenebilir</i></b><i>. </i><b><i>Başka bir üçte biri de erken tespit edilir ve uygun şekilde tedavi edilirse iyileştirilebilir.</i></b></p>
<p class="p1">Bugün kanser hakkında her zamankinden daha fazla şey biliyoruz. Kanseri önleme, tanı, tedavi ve bakıma eşit erişim hayat kurtarabilir. Kanserle ilgili kamusal ve politik okuryazarlığı ve anlayışı artırarak korkuyu azaltabilir, mitleri ve yanılgıları giderir, davranış ve tutumları değiştirebiliriz.</p>
<p class="p1">4 Şubat Dünya Kanser Gününe önderlik eden <b>Uluslararası Kanser Kontrolü Birliği (UICC) 2019-2021</b> yıllarını kapsayan 3 yıllık kampanya ile bireylerde kanserin etkisini azaltmaya yardımcı olmak üzere, “<b>kişisel bir taahhütte</b>” bulunmalarını isteyen bir eylem çağrısı yaptı.</p>
<p class="p1"><b>Ben Kimim ve Ne yapacağım (#IAmAnd IWill)</b></p>
<p class="p1">Sosyal medyada ortak etiketlerle paylaşmak üzere “<b>Ben Kimim</b>” ve “<b>Ne Yapacağım</b> “sorularına kişisel cevap verilen bir şablon oluşturdu. <b>Kişisel taahhüt,</b> harekete geçirici bir mesaj ile bireysel eylemin gücünü temsil etmektedir. <a href="https://www.worldcancerday.org/custom-poster"><span class="s1">https://www.worldcancerday.org/custom-poster</span></a></p>
<p class="p1"><b>Bireysel olarak neler yapılabilir?</b></p>
<p class="p1">Fiziksel olarak aktif olmak, sağlıklı bir beslenme uygulamak, tütün ürünleri kullanmaktan kaçınmak dahil olmak üzere sağlıklı yaşam tarzı seçimleri yapabilirim. Alkolü sınırlayıp, aşırı güneşlenmekten ve solaryumdan kaçınabilirim. Kanseri erken yakalamak tedaviyi kolaylaştıracağı için kanser belirtileri ve semptomları hakkında doğru bilgiler edinebilirim.</p>
<p class="p1">Kanserden etkilenen tüm insanlara ilham vermek ve katkı sağlamak için, kanser deneyimleri hakkındaki hikayeleri paylaşabilir. Bu alanda çalışan sivil toplum örgütlerine katılabilirim.</p>
<p class="p1"><b>Başkalarına nasıl yardımcı olabilirim?</b></p>
<p class="p1">Kanserin fiziksel ve duygusal etkilerine karşı hastaları hem tedavi boyunca hem de sonrasında destekleyebilirim. Kanserle yaşayan bireylere karşı damgalanma ve ayrımcılığa yol açan söylemleri ve mitleri yok etmek üzere bilinçlendirmeye katkı sağlayabilirim.<span class="Apple-converted-space">  </span>Sigara yasağı politikalarının sağlıklı uygulanması için gerekli uyarıları yapabilirim.</p>
<p class="p1">Herkes <b>sadece bir arkadaşını sigaradan vazgeçirerek</b>, kanserle yaşayan bir dostunun doğru şekilde yanında olarak; Tüketici ve insan hakları kapsamındaki sağlık ve güvenlik haklarını öğrenip, bu alanlarda çalışan sivil toplum kuruluşlarına destek vererek ve bunun gibi birçok şekilde kanserin etkisini azaltmaya yardımcı olmak üzere, “<b>kişisel bir taahhütte</b>” bulunabilir.</p>
<p class="p1">Kanserden korunma ve etkilerini tüm toplumda en düşük düzeyde tutmak için yapılan etkinliklerin, çalışmaların, paylaşımların <b>4 Şubat Dünya Kanser Günü</b> ile sınırlı kalmaması çok önemlidir.</p>
<p class="p1"><b>Kansersiz bir dünya yaratma taahhüdüne ihtiyacımız var.</b></p>
<p class="p1">İlan etmemiş bile olsak verdiğimiz sözleri tutamamanın üzerimizde yarattığı suçluluk hissini sevmeyiz. Buna rağmen her <b><i>100 insandan 40’ının yaşamının bir evresinde kanser tanısı alacağı ve 22-25’inin bu nedenle yaşamanı kaybedeceği göz önüne alındığında</i></b>; kendimize bu konuda sözler vermekten vazgeçmememiz gerektiğini söylemek isterim.</p>
<p class="p1"><b>4 Şubat Dünya Kanser Gününün</b> 2020 içinde de “Kişisel Taahhütlerimize” kendimizi adadığımız bir hareket olmasını, olumlu eylemlerimizle kanser istatistiklerini şaşırtmayı; 2030 yılına kadar kanser ve bulaşıcı olmayan hastalıklardan kaynaklanan erken ölüm sayısını üçte bir oranında azaltma hedefine ulaşmayı diliyorum.</p>
<p class="p1"><b>Bu Dünya Kanser Günü, siz kimsiniz ve ne yapacaksınız?</b></p>
<p class="p1"><b>Dr. Deniz ÖNER</b></p>
<p class="p2"><span class="s2"><a href="https://www.worldcancerday.org/sites/default/files/2019-08/WCD20_Posters_A3_Campaign_FA_TURKISH_01.pdf"><b>https://www.worldcancerday.org/sites/default/files/2019-08/WCD20_Posters_A3_Campaign_FA_TURKISH_01.pdf</b></a></span></p>
<p>The post <a href="https://doctorsbpm.com/ben-kimim-ve-ne-yapacagim/">Ben kimim ve ne yapacağım?</a> appeared first on <a href="https://doctorsbpm.com">DOCTORS BPM</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://doctorsbpm.com/ben-kimim-ve-ne-yapacagim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
